Bu hafta biri belgesel dört yerli film ile dört yabancı film gösterime girecek.
Yönetmen Semih Kaplanoğlu'nun ''Yusuf'' üçlemesinin
final
filmi olan ve ''60. Berlin Film Festivali''nde ''Altın Ayı'' kazanan ''Bal'', ''Yusuf''un çocukluğunu anlatıyor.
Bora Altaş, Erdal Beşikçioğlu ve Tülin Özen'in rol aldığı filmin konusu şöyle:
''Yusuf ilkokula başlamış, okuma ve yazma öğrenmektedir. Babası Yakup, ürkütücü bir
ormanın
derinliklerinde, yüksek ağaçların üzerine kurulmuş el
yapımı
kovanlarda üretilen karakovan balcılığıyla uğraşmaktadır. Babasıyla
sık
sık gittiği
orman
, Yusuf için
gizemli
bir yerdir. Yusuf, bir sabah gördüğü rüyayı babasına anlatır. Bu rüya ikisi arasında sonsuza dek kalacak bir sırdır.
Yakup, anlaşılmaz bir nedenle soyu hızla tükenen Kafkas arılarının
peşinden
uzak bir
ormana
gider. Babasının gidişiyle Yusuf iyice sessizliğe gömülür. Yusuf''un bu hali çay tarlasında çalışan annesi Zehra'yı üzmektedir. Ne kadar uğraşsa da Yusuf'u konuşturamaz.
Günler geçer, Yakup'un gecikmesi Zehra'yı ve Yusuf'u tedirgin eder. Babasını
aramak
için
ormanın
derinliklerine dalan Yusuf'un gördüğü rüya gerçekleşecek midir?''
''AŞK ENGEL TANIR MI?''
Yusuf Kurçenli'nin yönettiği ve Tuba
Büyüküstün
, Kenan Ece, Hakan Eratik ile Aliye Esra Salebci'nin oynadığı ''Yüreğine Sor'',
farklı
inançlara sahip iki
genç
arasındaki
aşkı
beyaz
perdeye aktarıyor.
Karadeniz'in
muhteşem
doğasında çekilen filmin konusu özetle şöyle:
''Esma ile Mustafa birbirini sevmiştir, fakat bu
aşkın
bir engeli bulunmaktadır. Mustafa, gizli Hristiyandır. Esma dahil
herkes
onu Müslüman sanmaktadır. Öbür yandan Osmanlı, yaptığı yasal
düzenlemelerle
Hristiyan tebaayı Müslümanlarla eşit duruma getirmiştir. Kilise, gizli Hristiyanların dinlerini
açıklamasını
istemektedir. Mustafa, kilise ile
aşkı
arasında kalmıştır.''
HER DİLDE AŞK
Sermiyan Midyat'ın yönettiği ve Sermiyan Midyat, Kathie Gill, Steve Guttenberg ile Mariel Hemingway'in oynadığı ''
Ay
Lav Yu'', kültür çatışmasını oldukça sivri ve komik bir dille anlatıyor.
Değişik konusu ve esprileriyle
seyirciye
sıra dışı ve bol kahkahalı iki saat vaat eden filmin konusu özetle şöyle:
''Tinne Köyü'nün muhtarı Yusuf Ağa, köyünü tanıtmak için devlet
büyüklerine
mektuplar yazmaktadır. Oğlu İbrahim'i de okuyup büyüsün diye bir fakülte avlusuna bırakmıştır. Papaz Hana, İbrahim'e sahip çıkmıştır. İbrahim 30 yaşına geldiğinde Amerikalı
aşkı
Jessica ile birlikte köye döner. Tinne köyü, Kürt İbrahim ve Amerikalı Jessica'nın vatanı olabilecek midir?''
HAFTANIN BELGESELİ
Nezih Ünen'in yönettiği ve Cemile Yıldırım, Çetin İçten, Osman Turan ile Osman Efendioğlu'nun oynadığı ''Anadolu'nun Kayıp Şarkıları'',
haftanın
tek belgesel filmi olarak ön plana çıkıyor.
Belgesel, izleyenleri, antik kültürleri, imparatorlukları, mitolojileri ve yaşanmış görkemiyle Anadolu'nun 10 bin yılı aşmış geçmişinden kalma egzotik mekanları ve insanları arasında yaşanan müzikal bir yolculuğa çıkarıyor.
Anadolu halkının kendi mekanında ve provasız kaydedilen otantik
performansları
20 şarkı halinde
yeniden
düzenlenirken
bazıları orijinal halinde bırakıldı.
Müzik ve kültürün nasıl olup da hayat, coğrafya ve çalışma ortamından türediğini gözler önüne seren belgesel, Anadolu'nun zengin kültürünü müzik, dans ve ritüeller temelinde keşfediyor.
''BAD''İN HİKAYESİ
Scott Cooper'ın yönettiği ve Jeff Bridges, Colin Farrell, Maggie Gyllenhaal ile Robert Duvall'in oynadığı ''Çılgın Kalp/Crazy Heart'', alkolik bir şarkıcının hayatını anlatıyor.
İnsanın içini ısıtan hikayesiyle dikkatleri çeken filmin konusu özetle şöyle:
''Bir zamanların country müzik starı Bad, 57 yaşında alkolik bir şarkıcıdır. Küçük kasaba barlarında gitar eşliğinde şarkı söyleyerek geçinmektedir. Birçok kadınla ilişkisi olmuştur ancak şimdi yalnızdır. Günlerden bir gün hayatına Jean girer. İyi bir haber peşindeki genç gazeteci boşanmıştır ve dört yaşındaki oğlunu kendi başına büyütmektedir. Birlikte oldukça Jean, Bad'in içindeki insanı görmeye başlar.''
''PRECİOUS'' İÇİN AĞLAMA
Lee Daniels'in yönettiği ve Gabourey Sidibe, Paula Patton ile Mariah Carey'in oynadığı ''Acı Bir Hayat Öyküsü/Precious'', aile içi şiddet ve tecavüz konusuna dikkati çekiyor.
Tüm yaşadıklarına rağmen Precious içinde bulunduğu durumu kaderinin bir parçası olarak kabullenmiştir ve yaşadığı sorunlardan hayal dünyasında gezintiye çıkarak kaçmaya çalışmaktadır. Film, hayatın umutla bakılması gereken bir hediye olduğu düşüncesi ile hareket ediyor ve aynı zamanda, çaresiz insanların yalnız olmadıklarını, onlara her zaman yardıma hazır kurumların var olduğunu anlatıyor.
''Altın Küre 2010''da ''En İyi Drama'', ''En İyi Kadın Oyuncu'' ve ''En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu'' dallarında aday gösterilen film, Sapphire'in ''Push'' isimli romanından sinemaya uyarlandı.
Yapımcılığını dünyaca ünlü şov sanatçısı Oprah Winfrey'in yaptığı film, aile içi şiddet, tecavüz, dışlanmışlık ve sefaleti tüm acımasızlığıyla masaya yatırıyor ve olayları 16 yaşında bir genç kız üzerinden aktarıyor.
AŞKIN BEDELİ
Jane Campion'in yönettiği ve Ben Whishaw, Abbie Cornish, Kerry Fox ile Paul Schneider'in oynadığı ''Parlak Yıldız/Bright Star'', 1818 yılında Londra'nın hemen dışında geçiyor.
Muhteşem doğa manzaralarıyla bezeli romantik filmin konusu özetle şöyle:
''Henüz 23 yaşındaki şair Keats, genç komşuları, moda öğrencisi Fanny Brawne'la gözlerden ırak bir ilişkiye girer. Birbirlerine bağlılıkları güçlenir, aşkları alevlenirken bazı engelleri aşmaları gerekir. Bunlar Fanny'nin annesi, Keats'in en yakın arkadaşı Brown ve genç şairin amansız hastalığı.''
''Altın Palmiye'' sahibi tek kadın yönetmen olarak anılan Oscarlı yönetmen Jane Campion'ın yeni filmi, yönetmenin en iyi filmi olmaya da aday gösteriliyor.
25 yıllık hayatına üç şiir kitabı sığdırmayı başarmış olan ve veremden ölen ünlü İngiliz şair John Keats'in yaşamının son yıllarını ve bu esnada moda öğrencisi Fanny Brawne'la yaşadığı aşkı anlatan film, ''2009 Cannes Film Festivali''nde ''Altın Palmiye'' adayı oldu.
''ZİNDAN ADASI'NDAN KAÇILIR MI?''
Martin Scorsese'in yönettiği ve Leonardo DiCaprio, Mark Ruffalo, Ben Kingsley ile Michelle Williams'ın oynadığı ''Zindan Adası/Shutter Island'', Dennis Lehane'nin çok satan romanından uyarlandı.
Gerilim ve aksiyon sahneleriyle dikkat çeken filmin konusu şöyle:
''Yıl 1954. Soğuk savaş zirve noktasında. Adli polis Teddy Daniels ve yeni ortağı Chuck Aule çok sayıda cinayet işlemiş, zeki bir kadın katilin kaçmanın imkansız olduğu Aschecliffe Hastahanesi'ndeki son derece güvenlikli bir odadan esrarengiz bir biçimde kayboluşunu araştırmak üzere Zindan Adası'na çağrılır. Bu uzak, fırtınaların dövdüğü adada araştırma yapan psikiyatrlar ve tehlikeli psikopat hastalar bulunmaktadır. Bu ürkütücü ortamda hiçbir şey göründüğü gibi değildir.''