ABD`de tahtakurusu alarmı!

New York`ta bulunan birçok ünlü tekstil mağazası tahtakurusu istilası nedeniyle kepenk kap..
ABD`de tahtakurusu alarmı!

Okuyucu yorumuna 11 ay ceza!

Vatan`da yorum yazan okuyucu Cumhurbaşkanına hakaretten 11 ay hapis cezası aldı. ..
Okuyucu yorumuna 11 ay ceza!

Akşam`ın maaş çilesi bitmiyor!

Akşam`ın maaş ödeme sorunu artık iyice kronikleşti.....
Akşam`ın maaş çilesi bitmiyor!
11.03.2010

Açıla, açıla anadan üryan kaldık!


Sonuncu açılım fiyaskosu okyanus ötesinde yaşandı.

Hükümetin bir bir gündeme getirdiği AÇILIM politikaları aynı şekilde teker teker FİYASKOYA dönüşüyor.

Sonuncu açılım fiyaskosu okyanus ötesinde yaşandı. Ermeni soykırımı iddiasıyla hazırlanan karar tasarısı ABD Temsilciler meclisi komisyonunda bir oy farkla da olsa kabul edildi. Her ne kadar ABD kongresindeki uygulamaya, prosedür ve mekanizmaya bakarak “Bu tasarı genel kurula gelmez, geçmez, orada öylece kalır vs.” deniliyorsa da  önemli olan gerçeği görmek. Böyle bir karar tasarısı komisyondan geçti mi, geçmedi mi? Geçti! O zaman gerisini boş verin.

Karar tasarısına son dakikada “Ne yapayım yaptım ama olmadı” dercesine müdahalede bulunmaya çalışan Başkan Obama bir de 24 Nisan konuşmasında “Ermeni Soykırımı” derse hiç şaşırmayın. Türkiye Büyükelçisini çektiği ile kalır o kadar.

Aynı şeyi Fransa yaptığında ne yapabildi ki Türkiye? Airbus almayız falan dedik ama paşa paşa en büyük siparişi THY yine Airbus’a verdi. Bir de şimdi ABD’li Boeing’e 20 uçaklık sipariş daha. İsviçre üstelik bir de kanun çıkarttı “Soykırımı tanımadığını söyleyeni hapse atarım” diye. Ne yaptı Türkiye? Daha doğrusu ne yapabildi? Yine hiçbir şey! Üstelik “Varlık Affı” yasasını çıkartıp, İsviçre Bankalarında yatan paraların Türkiye’ye gelmesine ciddi anlamda ekonomik umudu bağladı.

ABD’nin himayesinde İsviçre’nin arabuluculuğunda Ermenistan ile protokoller yapıldı. Ama yine de soykırım tasarısının kabulüne engel olunamadı. Şimdi Ermenistan Devlet Başkanı her uluslar arası ortamda Türkiye’yi bu protokollerle vuruyor. “Onaylamazsanız, imzamızı çekeriz” diye tehditler savuruyor. Türkiye eli-kolu bağlı öylece bakıyor.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun “sıfır sorun” diplomasisi ilk darbeyi Ermenistan açılımından yiyor. Bakan Davutoğlu’nu Foreign Policy dergisi  “Dört Kissinger’dan birisi” seçmiş ama, Ermeni açılımı fiyaskosundan sonra hangi listeye koyar bilinmez! Bir bakarsınız, gelecek sayısında Foreign Policy dergisi bu kez bir “LOSERS” (Kaybedenler) listesi yayınlar, başına da Davutoğlu’nu koyar!

Diğer yandan Kürt açılımında da hükümet, bu politikanın kendisine “OY KABETTİRDİĞİNİ” görünce ağırdan almaya başladı. Bu da Güneydoğu’da işbirliği yapmayı planladığı, Anayasa değişikliklerinde desteğini almayı umduğu BDP’yi kızdırdı. Şimdi hükümet iki arada-bir derede Demokratik açılım ya da Kürt açılımı konusunda ne yapacağını düşünüyor.

Roman açılımına gelince, iki açılım İzmir’de çakıştı ve çatıştı. Romanlarla-Kürtler birbirleriyle “bıçaklamaya” varan kavgaya tutuştular. Yani hükümetin “açılım” yapıp “açılmayı” planladığı iki etnik topluluk aksine birbirlerine “AÇILAMADILAR”  anlaşılan.

Alevi Açılımında da sıfıra sıfır elde var sıfır. Polis Akademisindeki Alevi Açılımı toplantısına, Alevileri katledenler de davet edilince açılım açılamadan kapandı.

Hükümet, diğer açılım politikalarını da REFORM adıyla sundu kamuoyuna. Yargı reformu, Anayasa değişikliği reformu derken neredeyse reform erozyonu ile karşı karşıya kaldık artık.  Tabii reformları geçirecek oy sayısına sahip olamadığı için de önce referandumu garantiye alma yoluna gitti.

Aynı anda yargıyla, medyayla, yazarlarla, iş dünyası ile, muhalefet partileri kavga etmek A&G Araştırmanın anketlerine göre hükümete yarıyormuş O nedenle sanırım bu kez de oyları arttırmak için “Kavga açılımı” gündeme gelecektir. Onu da alt gruplara ayırabiliriz: Ağız kavgası açılımı, Mahalle kavgası açılımı, Uzakdoğu kavga tarzı açılımı, Tai Boks açılımı, Kick Boks açılımı vb. açılım listesi uzayabilir.

Fakat son dönemde yargıyla kavgayı iyice şiddetlendiren Hükümet, Danıştay’ın ulaşım ücretleri ile ilgili kararına alelacele “Danıştay Belediyeyi yönetsin” diye tepki veren Başbakan, şimdi aynı Danıştay indirim kararının yürütmesini durdurduğu için ne diyecek? O da yargı kararı, bu da yargı kararı.

İşini gelen karar olunca yargı “cici”, işine gelmeyen karar çıkınca yargı “kuşatmacı” olur mu? Böyle yargı reformu, yargı açılımı yürür mü?

Neyse asıl merakım, aynı anda bu kadar açılan, açılıma açılan hükümet üşütürse ne olacak? Çok şükür Domuz Gribi salgını bitti, tehdit kalktı. Fakat ya ciğerlerini, ya aklını üşütürse?

Bir de bu kadar AÇILA AÇILA ANADAN ÜRYAN KALDIK! İNCİR YAPRAĞINI KİM GETİRECEK?      

 


Yazarın Diğer Makaleleri
KORHABER Seviyenin Adresi
ANKARA bugün...
ANKARA bugün...
Site İçi Arama
Özel Arama
Zülfikar DOĞAN
Duransel DOĞAN
Haluk DERİNÖZ
Tahir ATUN
Yaşar ÖZKAN
İlke ATİK
Cumhur BORATAV
Buket TÜRKYILMAZ
Ulvi Ruşen ÇEVİK
PİYASALAR
Döviz Altın Döviz
KORHABER Seviyenin Adresi
Günlük Burç


ÖNE ÇIKAN HABERLER

           Bugün

           Dün

           Son
           7 gün


SON EKLENEN HABERLER

           Bugün

           Dün

           Son
           7 gün


EN ÇOK YORUMLANAN HABERLER

           Bugün

           Dün

           Son
           7 gün


KORHABER - ANKET
Bedelli askerliğe EVET mi HAYIR mı?
Evet
Hayır
Fikrim yok
İlgilenmiyorum


FİKİR VE ÖNERİLERİNİZİ BİZE YAZINIZ

KORHABER