Ankara`da el bombası bulundu!

Keklikpınarı`nda eğitim tipi el bombası bulundu..
Ankara`da el bombası bulundu!

Ergenekon`da 3 tahliye!

İkinci Ergenekon davasının 81. duruşmasında 3 tahliye kararı çıktı...
Ergenekon`da 3 tahliye!

İskele çöktü: 2 yaralı!

Eskişehir`de yıkımı yapılan binanın önüne kurulan iskele caddeye devrildi..
İskele çöktü: 2 yaralı!
16.07.2010

AKP Nereye Gidiyor PKK Nereden Geliyor?


Hamas ve hamaset Osmanlıcaya Arapçadan girmiş sözcüklerdir.

Arapçada hamas yiğitlik, cesaret anlamına gelirken, hamaset yiğit, cesur davranan anlamına gelmektedir. Osmanlıca günlük dilinde hamas terimi pek yer etmemiş, hamaset ise anlam kaymasına uğrayarak girmiştir. Osmanlı yerel dilinde “Hamaset” yüksek perdeden boş konuşan, “kendi gazıyla, kişileri gaza getirmeye çalışan” anlamına bürünmüştür. Halen daha günümüz dilinde geçerli kullanılma biçimi bu anlamdadır.

AKP Nereye Gidiyor

Önce Sayın Erdoğan’ın sözlerine bakalım:

“Madem egemenlik kayıtsız şartsız milletin, niçin millete güvenmiyorsunuz? Neden milletten kaçıyorsunuz? Kaçmayın. Hani egemenlik kayıtsız şartsız milletindi. Bunlar millete gitmiyor. Nereye gidiyor? Biz Ana Muhalefet Mahkemesi’ne gideriz diyorlar. Milletten korkuyorlar, milletten kaçıyorlar.”

Bu sözleriyle Sayın Erdoğan Anayasa Mahkemesini kastediyor. Olasılıkla anayasa mahkemelerinin tarih içinde gelişme zorunluluğunun nereden doğduğunu bilmemesi Sayın Erdoğan’ın bu talihsiz sözleri sarf etmesine neden oluyor.

İşin tuhafı, AKP liderinin yanındakiler de o kadar yanlış seçilmişler ki, hiç ses çıkarmamaları Sayın Erdoğan'ın kendi sözlerine inanıp 23 Mart 1933'de "Halkın Devletin Korunmasına ilişkin Devlet Başkanlığı" kararnamesini çıkaran bir Alman partisinin düştüğü hamaset dolu ama çok tehlikeli benzer bir yola farkında olmadan sapıvermesine yol açıyor.

Önce biri tarihte kalmış diğeri yeni yeni hamaset eden iki partinin benzerliklerine bakalım:

-Hukuku partinin ideolojisine göre yeniden kurmak ve kendi kafasındaki anayasa hükümlerini hayata geçirmek

-Muhalifleri bu hukuk baskısıyla yıldırmak, tutuklamak; basını sesini çıkaramayacak durumda korku altında tutmak.

-Millet kavramını “kendisinden olanlar” biçiminde tanımlamak, kendisinden olmayanları vatan hainliği ile suçlamak

-Tamamen partiye ve “başkana” bağlı ve bağımlı bir silahlı kuvvetler oluşturmaya çalışmak

-Emniyet gücünü ve istihbaratı muhalif olarak adlandırdıklarını sindirmek için kullanmak

AKP iktidardan düştükten sonra kimi yöneticilerini ciddi hukuksal süreçler beklemektedir. Bunu tahmin etmek için kahin olmaya gerek yok. Yukarıda sayılanlar suç kapsamına girmektedir ve anayasa mahkemeleri bir partinin bu tarz kontrolsüz güç kullanımını engellemek için kurulmuştur. Sayın Erdoğan’ın bunu bilmemesi ve gittiği yolun ne olduğunu hissedememesi kendisi ve partisi için bir talihsizlik.

AKP'nin Hamas'ı ve pkk Eylemlerinin Anlamı

pkk ifadesini kasıtlı olarak küçük yazdım. Daha önceki yazılarımda belirtmiştim, bu son eylemlerin anlamı pkk’nın giderek kendi içinde söneceğinin ilk belirtisi; yani pkk gücünü kaybetmeye başladığı için küçük harfle yazmaya başladım.

Önce AKP'nin Hamas olayı ile gösterdiği "Hamaset" dansından söz edelim.

AKP’nin Hamas olayına yönlenmesi birkaç etkenin birleşmesinden kaynaklanıyor:

1. AKP’nin kendi gücünün sadece hamasetten ibaret olduğunun farkına varamaması,

2. AKP dışişleri kurmaylarının parti ideolojisine uygun “Yeni Osmanlı” politikası üretmesi ve Osmanlı İmparatorluğu gibi Orta Doğuyu –şu anda toprak olarak değil fonksiyonel olarak- kendi egemenliğine almak istemesi (bu güç için devlet kasalarında gerektiğinde en azından savaşa ayrılacak ciddi miktarda para gücünün bulunması gerektiği atlanmış görünüyor)

3. İslamiyet ve Kudüs

Obama’nın henüz deneyimsiz zamanında yaptığı TBMM’deki konuşması bir “hamaset”le sonuçlandı. Sonradan deneyim kazanan (daha doğrusu her ABD başkanı gibi yönetilmeye başlanan) Obama AKP’ye ve Sayın Erdoğan’a destekten çark ediverdi. ABD’nin Sayın Erdoğan’dan isteği, ABD’nin pozisyonu ekonomik olarak güçleninceye kadar yerine bakmasıydı ama AKP bunu “ABD’den kendisine kayan bir boşluk” olarak algılayıp Orta Doğu’da Osmanlı dinamiğini yeniden sağlamaya yönelik hamle yaptı. Şimdiki ABD ile AKP’nin yönelmeye çalıştığı “yeni Osmanlı”nın amaçları hiç örtüşmüyor. Biri sadece enerji derdinde ve bunun için Siyonizm taraftarlarıyla güçlü koalisyon halinde, diğeri yeniden islam dünyasının lideri olma peşinde, ister istemez de Siyonizm ile karşı karşıya gelmekte.

Açıkça ifade etmek gerekirse İsrailoğulları’nın siyonist amacı ne kadar haksız olsa da baştan beri var olan Anglosakson desteği ve koruması ile kendini gerçekleştirmeye devam edecek ve Kudüs dahil tüm Gazze ve Şeria’yı zaman içinde kendi egemenliğine alma işini “halledecektir”. Bu konuda yakın geçmişteki kararlılığını sürdürmektedir. Siyonizm aslında önce İngilizler’in sonra ABDliler’in kontrolünde gelişen, sürdürülen Orta Doğu’da egemenliği “tesis etmek” için ekilmiş bir devlet projesidir. Onlara göre Orta Doğu Araplara bırakılamayacak kadar değerlidir.

Kudüs bu planın içinde olmasa bu kadar çatışma olmayacak belki de; çünkü Kudüs islamlar için Allah tarafından reddedilmiş bu nedenle topraklarından edilmiş İsrailoğullarından –Allah adına da-korunması gereken “olmazsa olmaz” yani kutsal bir bölgedir ve İsrail yeni yerleşim yerleri açarak Kudüs’ü gizliden gizliye işgal etmeye devam etmektedir. Hamas’ın mücadelesi ve yarattığı terör Filistin’den daha çok bu amaç içindir. Bizim yeni Osmanlıların Hamas’tan yana tavır koymasının altında aslında böyle bir neden yatmaktadır. Kudus’ü şimdiki Siyonist hükümetin işgalciliğinden kurtarıp İsrail’de kurulacak daha ılımlı daha az işgalci sosyal demokrat bir hükümetle konuşabilmek. Ancak İsrail’in arkasındaki asıl işgalci ABD olduğu için şimdiki İsrail hükümeti ABD’nin planlarına daha uygun düşmektedir. Yani ABD’nin bu bölgenin egemenliğini yeni Osmanlı düşüncesinde olanlara bırakması kendi planlarına karşıt bir gelişme olurdu. Nitekim karşılık gecikmedi. İsrail’e tam destek ve pkk varlığının hatırlatılması.

pkk’nın son eylemlerinin anlamı

Her ne kadar bir pkk müfettişinin ele geçirilen raporunda son eylemlerin amacının “Kürt açılımını” hatırlatmak olduğu belirtilmiş olsa da asıl amacın bu olmadığı çok açık. pkk’nın büyük kısmının da bu açık olan amacın farkında olmadığı da bir gerçek.

Son eylemlerin asıl amacı ABD’nin ve İsrail’in Türkiye’ye Orta Doğuyla ilgili düşüncesinin hamasetten başka bir şey olmadığını hatırlatmak. Bu eylemlerdeki silahların çoğunluğu da İsrail’in sürekli destekte olduğu pjak’dan gelmekte. ABD ve İsrail, bu bölgede yayılma ve enerjiye hakim olma planına kimseyi dokundurtmayacaktır, İran için pjak’ı, çok gerektiğinde Türkiye için -son aylardaki gibi-pkk’yı kullanmaya devam edecektir.

ABD, dışarıdaki silahlı insan gücü varlığını bir biçimde azaltmak istemekte ama Türkiye’den bu konuda yeterince destek alamadığını düşünmektedir.

Afganistan’ın içlerinden gelen haberler çok zor hatta imkansız olduğunu telkin etse de ABD 2011’i Afganistan’dan çekilme takvimi olarak ilan etmiştir ve ABD en ileri karakolu olarak Kuzey Irak’ı inşa etmek istemektedir. Böyle bir planın gerçekleşmesi durumunda pkk nedeniyle Kuzey Irak ABD’nin yeni yükü olacaktır. Kuzey Irak Kürt Oluşumu iyice oturmadan, yani Kürt Kürtle karşı karşıya kalmadan öyle ya da böyle pkk Türkiye’ye servis edilmeli, ama Kürt açılımı adı altında ama Kandil’e “serbest giriş hakkı” verilerek pkk’nın tasfiyesi sürdürülmelidir.

İşte bu eylemler bir servis etme planının, daha sade deyimiyle  “Senin görevin Orta Doğu değil benim adıma pkk’yı halletmendir” görevinin hatırlatılmasıdır.

Sayın Erdoğan baştan beri bu mesajı algılamadığı ve gücü olmadığı halde –hiç farkında olmadan ABD’ye karşı-  bir güç gösterisine girdiği için sadece maç nedeniyle bir buçuk saat bekletilmekle kalmayacaktır. Sayın Erdoğan sonrası iş başına gelecek yeni iktidara da mesaj verilmiş durumdadır. Kuzey Irak’ta hava sahası hiç olmadığı kadar operasyona açılmış durumdadır, bunu olasılıkla kara harekatı izni izleyecektir. 

AKP ve Sayın Erdoğan’ın hamaseti, bu parti iktidardan düşene kadar umarım daha kanlı sonuçlara yol açacak bir duruma düşmemize yol açmaz; çünkü 2012 ve 2013 Kuzey Irak’ta ilginç gelişmelere gebe.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


Yazarın Diğer Makaleleri
KORHABER Seviyenin Adresi
ANKARA bugün...
ANKARA bugün...
Site İçi Arama
Özel Arama
Zülfikar DOĞAN
Duransel DOĞAN
Ümit ZİLELİ
Tahir ATUN
Yaşar ÖZKAN
İlke ATİK
Cumhur BORATAV
Ulvi Ruşen ÇEVİK
PİYASALAR
Döviz Altın Döviz
KORHABER Seviyenin Adresi
Günlük Burç


ÖNE ÇIKAN HABERLER

           Bugün

           Dün

           Son
           7 gün


SON EKLENEN HABERLER

           Bugün

           Dün

           Son
           7 gün


EN ÇOK YORUMLANAN HABERLER

           Bugün

           Dün

           Son
           7 gün


KORHABER - ANKET
Bedelli askerliğe EVET mi HAYIR mı?
Evet
Hayır
Fikrim yok
İlgilenmiyorum


FİKİR VE ÖNERİLERİNİZİ BİZE YAZINIZ

KORHABER