Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Hüsamettin Cindoruk, ``Bu hükümetin kontörü bitmiştir. Bundan şüpheniz olmasın. İletişim gücü kalmayan bir cep telefonu haline geldi bu hükümet`` dedi.
Cindoruk, partisinin İstanbul İl Başkanlığınca Türkiye Spor Yazarları Derneği salonunda, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla düzenlenen ''Türkiye'de Kadının Yeri'' konulu panelde yaptığı konuşmada, Elazığ'da meydana gelen depremde ölenlere rahmet, yaralananlara da acil şifalar dileyerek, depremde zarar görenlere de 'geçmiş olsun' mesajını iletti.
Konuşmasında kadın erkek eşitliğine dikkati çeken Cindoruk, Türkiye'de kadın erkek eşitliğinde yasal bir sorun bulunmadığını, kadın ve erkeğin eşit olduğunu söyledi. Siyaset içinde olanların bu eşitliğe, Cumhuriyete ve demokrasiye inanmaları gerektiğini de belirten Cindoruk, ''Kadınların hakları var. Bir de görevleri var. Bunlar, Cumhuriyeti korumak ve kollamak, demokrasiyi korumak ve kollamak'' diye konuştu.
Türkiye'de bugün cumhuriyete karşıtlık ve demokrasiye inançsızlık var olduğunu da savunan Cindoruk, ''Bugünkü başbakanın ve iktidar partisinin Cumhuriyeti sevdiğini, demokrasiyi korumak ve kollamak istediğine inanmıyorum'' dedi.
Cindoruk, Başbakan Erdoğan'ın ''Yargı beni kuşattı'' dediğini de ifade ederek, ''Yargı denetimini kuşatma sayan bir Başbakanın demokrasiye inancı olur mu? Demokrasiye inanan bir Başbakan yargıdan korkar mı?'' diye sordu.
Yargının görevinin idarenin eylemlerini de denetlemek olduğunu belirten Cindoruk, yargı denetiminden uzak bir iktidarın ancak diktatörlük olacağını söyledi.
DP'nin hayatın her alanında sadece demokrasiye, insan hak ve özgürlüklerine inandığını da dile getiren Cindoruk, partisinin belli bir kökten geldiğini ve bir gecekondu partisi olmadığını belirtti.
Cumhuriyeti kuran kurucu iradenin devleti sağlam kıldığını ve bu devletin 90 yıldır yaşadığını da vurgulayan Cindoruk, Milli Mücadele ile kurulmuş bu devletin ve Cumhuriyetin kıymetini bilmek gerektiğini ve bu değerleri yaratan her kuruma da saygı duyduklarını anlattı.
''Ordu bizim ordumuz. Bizi koruyan kollayan, Cumhuriyetin ve demokrasinin bekçisi olan Türk Silahlı Kuvvetlerini de saygıyla anıyoruz. Onların içinde yanlış yapanlar varsa onlar için yargı yolunun açık olduğunu söylüyoruz. Ama yargı yolu hakaret yolu değildir'' diyen Cindoruk, bir askerin bile incinmesinin kendilerini üzeceğini söyledi.
''Savcının savcıyı tutukladığı bir Türkiye, demokrat bir Türkiye değildir'' diye konuşan Cindoruk, demokrasinin adalet rejimi, adaletin Cumhuriyetin hazinesi olduğunu ve bu hazineyi korumanın da herkesin görevi olduğunu kaydetti.
Cindoruk, ''Silivri Cezaevi'ni askeri garnizona çevirenleri kınıyorum. Orduyu, silahlı kuvvetleri eğer eleştirme hakkı varsa o bizimdir. Çünkü darbelere maruz kalan biziz. Darbelerin cezaevine koyduğu biziz. Ama biz darbeci ile ordumuzu ayırdık. Darbeciye her şey söyledik, ama Türk ordusuna leke düşürecek tek bir şey yapmadık'' dedi.