Fenerbahçe Gazetesi'ne açıklamalarda bulunan Emre, kendisine sorulan sorulara şu cevapları verdi:
- 7 yıl yurt dışında oynadın ve İstanbul'a yani Fenerbahçe'ye geldiğin zamanki duygularını hatırlıyor musun ?..
"Yurt dışında oynamış bir futbolcu olarak buraya gelişim kolay bir karar olmadı. Ailemin, yakın dostlarımın ve sayın başkanımız Aziz Yıldırım'ın sıcak davranışları bu kararı almamda önemli rol oynadı. Ve sonuç olarak sıkıntılı bir dönem yaşamadan bu kararı verebildim.Zira Fenerbahçe, beklentilerin
çok
olduğu bir kulüptü..Şimdi ise Fenerbahçe'de oynamanın bir ayrıcalık olduğunu daha iyi görüyorum.."
Fenerbahçe
taraftarı
seni kısa sürede benimsedi... Kaybetmeye baş kaldıran, haksızlığa isyan eden ve
forması
için savaşan ruhunu
çok
seviyor. Bu davranışların, renk aşkından mı yoksa profesyonellik anlayışından mı ?..
"Ben bunu yetenek olarak görüyorum. Bu camiaya
çok
şey vermek istiyorum, Fenerbahçe
forması
altında böyle olmam gerektiğini hissediyorum. Ama profesyonelliğin içinde de kaybetmemek için savaşan bir yapıya sahip olmak gerekiyor. Umarım futbolu Fenerbahçeli Emre olarak burada bırakırım ve bıraktıktan sonra da bu sözlerle anılmak isterim. Savaşan, mücadele eden Emre olarak..Tabii ki renk aşkı da, profesyonellik te var!."
- Sırası geldiğinde, küçük yaşlardan beri Fenerbahçeli olduğunu vurguluyorsun. Buna karşılık "Profesyonel futbolcunun takımı olmaz!.." diyenler de var. Bu konudaki düşüncelerini söyler misin ?..
"Futbol bizim mesleğimiz, bizler futboldan ekmek yiyoruz.. Emek verdiğimiz camialarda bizlere emeğimizin karşılığını veriyorlar. Tabiî ki profesyoneliz ama ben Fenerbahçeliyim diye her yerde söyleyen, bunu vurgulayan bir insan da değilim. Bir gün bunu söylemiştim ve bu bir gerçekti.. Kimseye şirin görünme, cici çocuk olma çabam yok. Olduğum gibi davranan bir insanım ben.. İnsanlardan bu konuda pozitif eleştiriler alıyorum zaten. Beni samimi bulduklarını söylüyorlar ve ben her zaman onlara layık olmaya çalışıyorum..
Önümüzdeki maçta hocam görev verirse, Galatasaray'a
gol
atarak 'Gerçek Fenerbahçeli' olmak istiyorum !.."
-Oynadığın maçlarda
çok
hırslısın.. Eskiden yanlış kararlarda veya sana kasti yapılan hareketlerde adeta kendini kaybediyordun ama şimdi daha olgun davranıyorsun, bu sorunu nasıl çözdün?..
"Dışardan aldığım tepkilerden, ailemin ve eşimin eleştirilerinden sonra bu davranışlarıma çeki düzen vermeye başladım. Futbolda kaybetmek de, haksızlık da var… Saha içersinde bunu kabullenip,
çok
hızlı ve doğru kararlar verebilmemiz gerektiğinden mantıklı düşünebilmemiz lazım... Bu davranışlarımı dengeli tutmaya çalışıyorum. Çünkü üzerimize giydiğimiz
formanın
bir ağırlığı var. İnsanlar beni böyle agresif anmasın, böyle hatırlamasın istiyorum.. Sakince düşündüğümde de, bunun böyle olması gerektiğine inanıp, kendimi bu yönde değiştirdim."
-
Dünyanın
en iyi 125 futbolcusu arasında gösteriliyorsun. Bu
başarıyı
yakalayabilmek için,
gençlere
önerilerin nelerdir ?..
"Tabii 30 yaşına geldim artık ve
gençlere
öğüt verme aşamasındayım... Naçizane onlara söyleyebileceğim şu ; sadece günde 3-4 saatlerini ayırarak, bu kadar paralar kazanıp, tüm ailesine bakabileceği başka bir meslek var mıdır bilemiyorum!?...
Gençliği
, toprak sahada oynayıp, krampon temizleyerek geçmiş, spor malzemelerini annesi- babası yıkamış birisi olarak, böyle parlak bir gelecek istiyorlarsa,
çok
çalışmalılar,
çok
inanmalılar.. Hem psikolojik, hem de fiziki anlamda kendilerini
çok
hazır tutmalılar.
Çok
kolay bir
yol
değil ama sabrederlerse,
çok
çalışırlarsa kendilerini ve ailelerini
çok
iyi bir gelecek bekliyor."
-Futbola ilk başladığında hangi mevkide oynuyordun, hayalin hangi mevkide oynamaktı? İlerleyen yaşına rağmen nice
gençlere
taş çıkartıyorsun… Bunda
sağlıklı
evlilik yaşantınızın etkisi var mı ?..
"Zeytinburnuspor ve Galatasaray altyapısında dönem dönem
defansif
anlamda
çok
oynadım. Hatta bir dönem
genç
milli takımda santrafor bile oynattılar.. Ama esas mevkiim şu an olduğum mevkiidir.
Tabii evlilik hayatı
çok
güzel bir şey. Ben zaten gezmeyi
çok
seven bir insan değilim.. Evde sabahlara kadar arkadaşlarımla oturmayı, çay demleyip, play station oynamayı severdim. Özellikle bekar hayatımda,
çok
düzensiz bir yaşamım olduğunu kabul ediyorum. Evlendikten sonra ilk aylar hanım, gece 11'lerde yatıyor. Ben gece 1'lere kadar bekliyorum. Baktım olmuyor böyle, ben de artık 11'lerde yatmaya başladım. Tabii futbolcu için uykunun büyük önemi var. Evliliğin sadece futbol hayatıma değil, tüm hayatıma olumlu etkisi oldu..Yalnız şunu da belirtmeliyim ki, futbolcu eşi olmak da kolay değil hani !.."
-
Devre
arasında giden
oyuncular
oldu ama Gökhan Ünal dışında transfer yapılmadı. Sence transfer yapılmalı mıydı ?..
"
Çok
alternatifli kadro bizim işimizi zorlaştırdığı gibi hocamızın işini de zorlaştıracaktı. Ama bunun
faydası
olacaktır tabiî ki. Bence de yeterli bir kadroya sahibiz zaten. 2 kupayı da kazanacak kadromuz ve gücümüz var."
-Fenerbahçe'nin kaybettiği
puanlarda
ana faktör nedir?.. Şanssızlık mı, takım içersinde aksayan noktalar mı,
hakem
ya da saha şartları mı?.. Son dakikalarda
yenilen
gol
sendromu nasıl atlatılacak?..
"Takım halinde
defansif
anlamda bir sıkıntımız var, bunu kabul ediyorum. İBB maçı hariç, takımımız gerçekten mücadele etti. Ben bu sözleri hiç sevmem ama, topun canı olsa, herhalde ancak bu kadar istemezdi !...
Bursaspor
, Manisaspor ve Diyarbakır maçlarını düşünürsek, bu maçlardan alabileceğimiz
galibiyetler
, şu anda bizi
çok
daha farklı noktalara getirebilirdi, Hem mental, hem de fiziki anlamda
çok
daha farklı noktalarda olabilirdik.. Tabii futbolda bunlar var, işler her zaman istediğiniz gibi gitmiyor. Ama hiç bir şey için geç değildir. Önümüzde bu sonuçları telafi edebileceğimiz
çok
maçlar var.."
-Fenerbahçe
taraftarı
senin gerçekten Fenerbahçeli Emre olduğuna inandı. Zira önceleri bu konuda bir takım spekülasyonlar yapılmıştı. Seni kıskananların estirdiği bu menfi havayı, maçlardaki hırsın ve
performansınla
dağıtıp, gerçek Fenerbahçeli olduğunu ispatladın. Bu konuda
taraftarımıza
mesajın nelerdir ?..
"Tabii buraya gelirken 'Galatasaraylı Emre' olarak anılmıştım hep..
Taraftarın
kafasında da tereddütler vardı. Buna her zaman saygı duyduğumu söylemiştim. İlk geldiğim zaman söylemiştim, 'Ben şimdi ne söylersem söyleyeyim bir
faydası
olmayacak.. Ama gelecek zaman her şeyi gösterecek..' demiştim.
Taraftarın
desteği ile onların sevgisini kazandım,
Ben
çok
kötü maçlar da oynayabilirim, ama bugün göstermiş olduğum
performansımdan
dolayı, hırsımdan, mücadelemden dolayı beni sevdiler sanıyorum.. Ama şunu bilsinler ki, ben her zaman bu mücadeleyi göstereceğim. Takımla beraber mücadele edeceğiz. Çünkü takım olarak mücadele edersek
başarı
yakalayabiliriz. Takım içersinde bunu yapabilecek
çok
isim var. Umarım bana hep bu şekilde destek olur
taraftarımız
.."
-Sezon sonunda Fenerbahçe'nin ligdeki yeri neresi olur ?..
"Gelecek ile ilgili konuşmayı sevmem ama her iki kupayı da kaldırmayı istiyoruz."
-Milli Takımın başına geçen Guus Hiddink'i nasıl değerlendiriyorsun?
"Daha biz tanışmadık kendisiyle ama Oğuz hocamızla konuştuk, kendisi görüşmüş
yeni
hocamızla.. Tabii kendisi
çok
önemli bir isim, gittiği her milli takımda
başarı
yakalamış birisi. Bu anlamda bakarsak, bize de
faydası
olacağına inanıyorum. Umuyorum ki
çok
önemli kararlar alıp, Türk futboluna katkı sağlar. Çünkü kim gelirse gelsin, Türk futbolunun
yeni
bir yapılanmaya gitmesi gerekiyordu.
Yeni
neslin oluşması gerekiyor, en önemlisi geleceğin Türk Milli Takımını yaratması gerek.."
-Senin için bunları konuşmak henüz erken ama futbolu bıraktığında neler yapmayı planlıyorsun ?..
"Futbolu bıraktıktan sonra futbolun içinde olur muyum, olmaz mıyım bilemiyorum, ama gelecek gösterecek her şeyi. Bu sene ÖSS sınavına girmeyi düşünüyorum, eğer kazanırsam da 'Spor Yönetimi' okumak istiyorum.. Gelecekte Aykut hocamız gibi camiamızda bu bölümde görev yapmak isterim. Şu an için kafamda net bir şey yok tabii.. Ama 4-5 sene daha futbol oynamak istiyorum ve Fenerbahçe'de oynamak istiyorum."
-Özel hayatında neler yapıyorsun ?..
"Şu an özel hayatım kalmamış durumda. 28 günde yaklaşık 9 tane
maç
oynadık ve uzun süre kampta kaldık. Açıkçası memnunum bu halimden,
çok
maç
oynamak istiyorum. Boş zamanlarımı eşimle geçiriyorum. Sinemaya gideriz, baş başa yemeğe gideriz. Evimizde olmayı ben
çok
seviyorum. Gökhan Gönül olsun, Uğur Boral olsun ve onların eşleriyle beraber vakit geçirmeyi seviyoruz. Ama kamplardan da başımızı kaldıramıyoruz tabi. !..
CİHAN