20 Nisan 2019 Cumartesi   |   Giriş sayfam yap   |   Favorilere ekle   |   Gazete Manşetleri   |   Künye   |   İletişim   |   Sitene haber ekle   |   RSS    Üye Ol    Şifremi Unuttum
Üye Girişi
28 yıllık adaletsizlik; Bir hayat böyle çalındı
28 yıllık adaletsizlik; Bir hayat böyle çalındı
 
3 Şubat 2019 Pazar - 03:21
Kategori Yaşam
304 Okunma 0 Yorum
Paylaş  Facebook Google TwitThis StumbleUpon del.icio.us Reddit NewsVine Ma.gnolia Technorati Digg Mixx
 E-posta ile gönder Yazdır
Yazı Boyutu
Bir hayat böyle çalındı: 28 yıllık adaletsizliğin hikâyesi

Bir çocuktan, müebbet hapis mahkûmu bir “suçlu” yaratan yargının önünde son bir fırsat var

Tam 28 yıldır cezaevinde bulunan Serhat Tuğan’ın hikâyesi, biraz da bu coğrafyadaki adaletin nasıl işlediğinin hikâyesidir.

Kimine işlediği tüm suçlara rağmen kapıların nasıl açıldığının, kimine de dosyasının kapağı açılmadığı için nasıl ömrünü sevdiklerine ve özgürlüğe hasret geçirme cezası verildiğinin hikâyesi.

İşlemediği suçlardan 28 yıldır cezaevinde bulunan; Adalet Bakanlığı’nın, Yargıtay Başsavcılığı’nın itirazlarına rağmen hakkındaki yanlış karar düzeltilmeyen Tuğan’ın davası, yargının kime nasıl baktığının hikâyesidir.

* * *

Babası Abdulhafız Tuğan, Diyarbakır Cezaevi’nde işkencelerden geçmişti. Tuğan ailesinin kapısı, yıllardır sistemli olarak polis tarafından çalınırdı.

Bir suçları olduğu için değil, zaten orada bir kapılarının olması suç sayıldığı için. Hiçbir dosya olmaksızın, babalarının evde olup olmadığı sorulur, bir göz atılırdı.

Hakkari’de yaşamak, hele ki babanız 12 Eylül dönemini cezaevinde geçirmişse, sürekli “potansiyel” olarak gözükmeniz demekti.

Henüz 16’sında, Filistinlilere destek için için, üç arkadaşıyla bir kağıda, “İnsanlar zulme dur desinler” yazdı. Fotokopiyle çoğalttıkları kağıdın ulaştığı adreslerden biri de emniyetti.

Kapı, bu kez babası için değil, küçük Serhat için çalındı.

Serhat kapıya koştu.

İşlediği "büyük" suçu biliyordu.

Anne oğlunun işkence görmeyeceğinden emin olmak için "iki tokat da vurursunuz değil mi şimdi" diye sordu.

Polisler, inatla, kendilerinin neden yanlış tanındığını anlatıyordu.

Ama polis aracından inerken Serhat'ın ağzındaki iki dişi artık yoktu.

* * *

13 Kasım 1988 günü çalınan o kapı, Serhat Tuğan'ı dönülmez bir yola soktu.

Serhat Tuğan, götürüldüğü Diyarbakır'da iyice öğrendi “ıslah” politikasının ne olduğunu. Cezaevine kondu.

10 ay sonra beraat edip de dışarıya çıktığında, artık eski Serhat olamayacağının farkındaydı.

Yatağını balkonun önüne sermeye başladı. Yeniden polis gelirse, balkondan atlayacaktı. Hakkari soğuğunda bile o alışkanlığını değiştirmedi.

Kalabalık olmazsa sokağa çıkmıyordu.

Sürekli ensesinde gezinen sese yakalanmaktan korkuyordu.

"Neden burada duruyorsun ki dağa çık."

Ve Serhat, o sesin yapabileceklerinden çok korkuyordu.

Hakkari’de o yılları yaşayanlar, tüm bu sürecin sonunda nelerin olabileceğini az çok kestirebilir.

Bu hikâyeyi bilen kimse yanılmadı.

Serhat Tuğan, Yargıtay Başsavcılığı’nın kayıtlarına göre, “Örgüt tarafından dağa götürülmek üzere kaçırıldı”, emniyet kayıtlarına göre dağa gönüllü çıktı.

Dağdaydı. Çocuktu henüz, bulaşık yıkadı, erzak taşıdı, toplanması istenenleri gidip getirdi.

2 yıl böyle geçmişti ki bir yol kontrolü sırasında beline takılmış silahla "ele geçirildi."

Emniyet kayıtlarında, kendisinin kontrol noktasına geldiği anlatılıyordu.

10 gün boyunca sorgulandı.

Doktor, kolunda söndürülen sigaralar için yıllar sonra bile, “Çok eskiden yapılmış işkence izleri” diye rapor yazacaktı.

18'ine yeni girmişti.

Kriminal rapor, yanındaki silahın hiçbir eylemde kullanılmadığını gösteriyordu.

Örgütteki kod adı Şervan’dı.

Ve o kod ismi, o günden sonra hiç özgür kalamamasına yol açacaktı.

* * *

İddianame hazırlandığında herkes şaşkındı.

Hakkari'nin bir köyünde bir PKK'lının öldüğü eyleme katılmak, Çukurca'da iki korucunun yaşamını yitirdiği çatışmada bulunmak ve11 kişinin dağa kaçırılmasıydı savcıya göre eylemleri.

"Şervan" bu eylemlerde vardı, herkes tanıyordu iddianameye göre.

Tuğan, en ağır suçtan, TCK'nın örgüt kuranların cezalandırıldığı 125. maddesinden yargılanmalıydı.

Diyarbakır DGM bile bu kadarına inanmadı.

Tuğan'a, örgüt üyeliğinden 12 yılın yeteceğini kararlaştırdı.

Ama Yargıtay vardı.

Karar bozuldu, Tuğan, müebbet hapisle cezalandırıldı.

* * *

Aflar çıktı, yasalar değişti, infaz hesapları yeniden ve yeniden değiştirildi.

Katiller, tecavüzcüler, 7 kişiyi telle boğanlar çıktı.

İnsanları domuz bağı yapıp betona gömenler, mafya liderleri, uyuşturucu baronları.

Serhat Tuğan, cezaevinde ortaokulu, liseyi, üniversiteyi bitirdi, sonra ikinci üniversiteye başladı.

Her aşamada yeniden ve yeniden başvurdu avukatları.

Yıllar geçti, 2008'de, Şervan'la ilgili dosyadaki bazı "görülmeyen" belgeler meydana çıktı.

Kayıtlar netti, o eylemlerdeki Şervan, Tuğan değildi.

O Şervan'ın ismi bile yazıyordu dosyada ama kimse o belgeleri Tuğan'la eşleştirmemişti.

Ve Tuğan, o Şervan'ın kendisi olduğu söylendiği için cezaevindeydi.

Sayfalarca yeniden yargılama dilekçeleri, ifadeler mahkemeye verildi.

Ancak mahkemenin "ret" yanıtı kısa ve netti.

* * *

Ailesi ve avukatları yılmadı, arşivlerden o eylemleri yapan gerçek Şervan’ın kim olduğunu ortaya çıkardı.

Serhat Tuğan’ın o Şervan olduğuna yönelik tanıklık yapan iki kişi vardı. Biri ölmüştü ama diğeri hayattaydı.

Mahkeme, bir kez olsun o tanığı dinlememişti.

Tanık bulundu, mahkemeye çıkması sağlandı.

Dosyası “kaybedilmiş” eski bir örgüt üyesiydi, pişmanlıktan yararlanmıştı. Serhat Tuğan’ı tanımadığını, hiç görmediğini söyledi. Şervan’ın kim olduğunu tarif etti. Önceki ifadelerinin emniyette alındığını, mahkemeye hiç çıkartılmadığını anlattı.

Sahte bir ifadeyle Tuğan, yıllarca cezaevinde yatmıştı.

Buna rağmen süreç uzadı.

En sonunda 2015’te Adalet Bakanlığı’na “kanun yararına bozma” başvurusu yapıldı.

Bakanlık, dosyada hem söz konusu tanığın yeni ifadesini, hem de daha önce örgütten ayrılanların Tuğan’ın dağda sadece mutfak işleriyle ilgilendiğine yönelik ifadesini gördü.

Kriminal rapora göre, silahının hiçbir eylemde kullanılmadığı, adli tıp raporuna göre de işkence gördüğü netti.

Bakanlık, hakkındaki kararın kanun yararına bozulması için dosyayı Yargıtay’a taşıdı. Yargıtay Başsavcılığı da aynı görüşteydi.

Yargıtay, yıllar sonra Tuğan’ın kararının yeniden gözden geçirilmesine karar verdi.

Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi ise bu kanıtları umursamadı, kararın düzeltilmesine yer olmadığını belirterek, dosyayı yeniden kapattı.

2018’de avukatları, bu kararda tanıkların ifadesinin gözetilmediğini, tanığın mahkemeye bile çağrılmadığını belirterek yeniden kararın düzeltilmesi için Adalet Bakanlığı’na başvuru yaptı.

Bakanlık, son derece istisnai bir yol olmasına rağmen ikinci başvuruyu da yerinde buldu ve “Kararın düzeltilmesi için” Yargıtay’a taşıdı dosyayı.

 

Başsavcılık, detaylı biçimde Şervan kod adlı başka birinin eylemleri yaptığına yönelik tanık ifadelerini, itirafçının Tuğan’ı hiç görmediğine yönelik ifadesini anlatarak, kararın düzeltilmesini istedi.

Yargıtay ise bu kez, bunca kanıta rağmen olumlu karar vermedi. Kararın düzeltilmesine yer olmadığını belirterek dosyayı kapattı.

* * *

Tuğan, hakkındaki kararın doğru olmadığına yönelik Adalet Bakanlığı ve Yargıtay Başsavcılığı’nın tespitlerine rağmen 28 yıldır cezaevinde.

Oğlunu görmeden ömrünü geçiren annesi, ağır hasta.

Ailesi ve avukatları, yeni kanıtlar uyarınca yargılamanın yenilenmesi için Diyarbakır’daki mahkemeye başvuruya hazırlanıyorlar şimdi.

Sadece sahte tanık ifadeleriyle cezalandırılan Tuğan, o tanıkların gerçeği anlatmış olmalarına rağmen bırakılmıyor.

3-5 yıl yatıp çıkabilecekken ömrünü cezaevinde geçiren Tuğan, umutsuzca bekliyor başvuruyu.

Bir çocuktan, müebbet hapis mahkûmu bir “suçlu” yaratan yargının önünde son bir fırsat var.

Sadece kanıtların değerlendirilmesi yeterli.

Annesi, geç de olsa koklayabilecek ömrünü hasretle geçirmiş oğlunu.

GÖKÇER TAHİNCİOĞLU

Bu haber 304 defa okunmuştur.
Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...    
  Toplam yorum 0   Onay bekleyen 0  


Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

  Bu kategorideki diğer haberler


İsveç'te hamile siyah kadını metrodan sürükleyerek çıkaran görevlilere öfke

Ne kar ne tipi İngilizleri durduramadı

3 çocuğunu raylara bıraktı
»  Merve Tula: Eşim bana tecavüz etti!
»  Funda: Eşim ölümle tehdit ediyor, yardım edin
»  Boşanma aşamasındaki eşini yüzüne kafa atıp, dövdü
»  Ecem'in sırları günlüğüyle ortaya çıktı
»  Uludağ gençlik festivali eksi 15 derecede başladı
»  Barda genç kadını öldürüp, intihar etti
»  Berivan hortumu ne bilsin? Antalya'ya narenciyeye gitti, Viranşehir'e bir küçük tabutta geldi...
»  Yangında ölen tersane işçisinin eşi 4 aylık hamile
»  Biri Türk 8 erkeği öldürdüğünü kabul etti
»  Kayak pistinde evlenme teklifi
»  İntihar oyunu Mavi Balina'nın altında yatan gerçek ne?
»  ABD'nin zorla kısırlaştırdığı Kızılderili kadınlar
»  Afgan anne ve çocuklarının öldürüldüğü çiftlik evinde katliamın izleri
»  Afgan kadın cinayetinde eşi ve 3 kişiye gözaltı
»  ABD'nin Türk polisine ihbar ettiği çocuk tacizcisine 29 yıl hapis
»  İşsizlikten bunalıma girip İntihar etmek isteyen genci polis ikna etti
»  Suriyeli anne ve 2 çocuğun katili baba çıktı
»  2 gündür kayıp olan Oğuzhan silahla öldürülmüş halde bulundu
»  5 ameliyata girip 100'e yakın hastayı muayene eden doktor, odasında ölü bulundu
»  Eşcinsel çift, aynı yumurtayı dölledi 2 babalı ikizleri oldu
»  Bitkisel hayatta hamile kalan kadın ve sessiz kurbanlar....
 

 
 
Erdoğan ‘erken seçime hayır’ derse, Bahçeli ittifakı bozar mı?
 
Zülfikar DOĞAN
 
 
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Bülent Ecevit'e minnettar
 
Duransel DOĞAN
 
 
Eşsiz Önder ATATÜRK!..
 
Talat SARAL
 
 
Epifiz Bezini En Çok Aktive Eden Madde Olan Manna
 
Yaşar ÖZKAN
       
  5,8108   6,5528  
       
  96.861,420   238,3310  
  Ankara
Cumartesi Pazar Pazartesi
-2 / 6 °C -1 / 9 °C -3 / 9 °C
31 Mart 2019 Yerel Seçimleri’nde İstanbul Büyükşehir Belediye’sinde hangi partinin adayına oy vermeyi düşünüyorsunuz?
Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti)
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)
Vatan Partisi
Hiçbiri
 Sonuçları göster     Tüm anketler   
30/10/2019 30/10/2019
03-08-09-11-19-44 02-09-11-19-31-11
31/10/2019 28/01/2019
10-13-30-31-48-50 02, 04, 05, 08, 10, 19, 23, 33, 34, 36, 45, 48, 49, 53, 54, 58, 59, 61, 62, 69, 78, 79
Koç 21 Mart - 20 Nisan
Bugün oldukça aktif bir yapı sergiliyorsunuz. Henüz oluşturamadığınız olayların alt yapısı üzerinde çalışmalar yapıyorsunuz. ...
 
 
         
         
  Kor Haber'de yayınlanan içerik kaynak belirtilmeden kullanılamaz.  Kaynak belirtilerek yayınlanan içerik ilgili kaynağa aittir ve kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma aittir. Başka kaynaklardan alınan içerik ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Kor Haber sorumlu tutulamaz.   RSSiGoogle'a EkleFacebook'ta Korhaber