17 Ocak 2019 Perşembe   |   Giriş sayfam yap   |   Favorilere ekle   |   Gazete Manşetleri   |   Künye   |   İletişim   |   Sitene haber ekle   |   RSS    Üye Ol    Şifremi Unuttum
Üye Girişi
Devletin kasası boşaldı Merkez'in karı çare değil
Devletin kasası boşaldı Merkez in karı çare değil
 
7 Ocak 2019 Pazartesi - 01:08
Kategori Ekonomi
110 Okunma 0 Yorum
Paylaş  Facebook Google TwitThis StumbleUpon del.icio.us Reddit NewsVine Ma.gnolia Technorati Digg Mixx
 E-posta ile gönder Yazdır
Yazı Boyutu
Devletin kasası boşaldı Merkez'in karı çare değil

Merkez Bankası’nın 2018’de döviz ve faizden kaynaklı muazzam karını bu yıl normal süresi olan Nisan ayını beklemeden acilen Hazine’ye aktaracağı anlaşılınca geçen hafta piyasalarda hararetli bir tartışma başladı. Hafta sonunda sadece Merkez Bankası değil kamu bankaları ve diğer KİT’lerin karlarının da Nisan ayındaki olağan genel kurullarını beklemeden, Şubat başında Hazine’ye ödeneceği ortaya çıktı ve tartışmalar daha da alevlendi.

Kamu kuruluşlarının karlarının erkenden Hazine’ye devredilmesine itiraz edenler bunun hukuka olmasa bile, alışılagelmiş düzene aykırı olduğuna itiraz edip, devletin kurumsal yapısının bozulduğuna işaret ediyor. AKP’nin bu işlemi, yerel seçimlerde daha çok oy almak için keyfi olarak uygulayacağı seçim ekonomisine bağlı olarak yaptığını söylüyorlar.

Ayrıca bu tip değişikliklerin orta ve uzun vadede Türkiye’nin risk primini artıracak ve zarar verecek bir gelişme olduğunda ısrarcılar.

Konunun hukuksal boyutuna bakıldığında, tahakkuk eden karın genel kurul tarihi erkene alınarak, temettünün erken dağıtılması için yasal bir engel görünmüyor. Eğer pürüzler varsa bile bunu gidermek yasa yapıcı olarak zaten iktidarın elinde.

Kurumsal yapının yıpratılmasına gelince: Bu ilk örnek değil. Türkiye zaten son yıllarda olağan devlet işleyişini giderek bozan bir yapıya sahip. Bunu da Başkanlık sistemine geçiş ve devletin yeniden yapılandırılması adı altında gerçekleştiriyor. Tabii sadece bununla da sınırlı değil, ekonominin yaşadığı krizin getirdiği olağanüstü şartlar da iktidarı buna zorluyor.

Örneğin geçen yıl Ticaret Kanunu’nda yapılan bir değişiklikle ülkede döviz cinsi krediler, döviz kurlarının piyasa fiyatı ile değil, kredinin alış tarihine göre hesaplanıyor. Bu sayede bankacılık sisteminin bilançolarında döviz cinsi batık kredi yok denecek kadar az gözüküyor. Oysa durumun çok farklı olduğu bilinen bir gerçek.

Diğer taraftan kurumsal yapıdaki bu çarpılmalar cezasız da kalmıyor elbette. Örneğin Ağustos ortasında aynı gece Türkiye’nin kredi notlarını indiren Moody’s ve S&P, gerekçeler arasında Türkiye’nin zayıflayan kurumsal yapısını da saydı. Yani karların erkenden dağıtılmasına ülkenin risk primi açısından yapılan itiraz edenler haksız değil.

Yine de AKP iktidarının bu riskleri bilerek kamu kuruluşlarının 2018 karlarını erkenden tahsil etmesi keyfi değil, mecburiyetten kaynaklı bir davranış olduğunu söylemek için pek çok somut neden var.

Bu yıl Kasım ve Aralık ayında piyasadaki faizleri düşürmek için iç borç ihalelerinde 1994’tekine benzer bir manipülasyona girip Hazine’ye ödemesinden çok daha az borçlanma yaptıran ekonomi yönetimi, devlette bir nakit krizine yol açtı.

Öncelikle Hazine’nin az borçlanması sadece bono faizlerinde bir düşüş sağlayıp kredi faizlerine yansımadı. Bu nedenle Hazine’nin vergi gelirlerini artıracak bir ekonomik canlanma sağlanamadı.

Sadece Kasım ayında Hazine’ye az borçlanma yaptırılıp piyasaya 15 milyar TL’den fazla para bırakılırken, bunun ekonomik bir canlanma yaratıp devletin tüketimden aldığı vergileri artıracağı ve bu yolla hem Hazine hem de ekonominin kazanacağı hesaplanıyordu. Fakat istenen ekonomik canlanmanın sağlanamadığı, Kasım’da devletin dahilinde aldığı mal ve hizmet vergileri, yani tüketimden aldığı vergilerin yüzde 20 gerilemesiyle net şekilde görüldü.

Hazine’nin kasasına bakıldığında yapılan yanlış hesabın somut sonuçlarını görmek de mümkün. 2017 sonunu Merkez Bankası’ndaki hesaplarında tuttuğu 40.2 milyar liralık nakitle kapatan Hazine, 2018’i 17.5 milyar lirayla kapattı. Yüzde 20’lik enflasyonu da dahil edersek Hazine’nin kasasındaki para reel olarak üçte iki erimiş, devletin kasası boşalmış durumda.

2018’de şirketler ve girişimciler pek karlı bir yıl geçirmediği için bu yıl hem kurumlar hem de gelir vergisinde çok olumlu beklentiler yok. Ayrıca tüketimden alınan vergilerin düşük kalacağı ve geçen yıl kur artışı nedeniyle hızlı bir artış yaşayan ithalat vergilerinde de bu yıl aynı performansın görülmeyeceğini söylemek için de çok fazla ‘bilgiç’ olmaya gerek yok. Anlaşılacağı üzere devletin bu yıl büyük bir vergi yani gelir problemi olduğu görülüyor.

Buna karşın personel ve faiz giderlerinde hızlı artış tahminleri bütçelenmiş durumda. Geçen yıl yüzde 30’dan fazla artan personel giderlerinin bu yıl yüzde 16 (muhtemelen aşılacak) artacağı öngörülüyor. Keza faiz harcamalarında da yüzde 50’nin üzerinde bir yükseliş yaşanacağı (2019’un tamamı 117 milyar TL) bütçelenmiş durumda.

Bu bilanço ortadayken devletin yaklaşık 20 milyar TL’si Merkez Bankası’ndan olmak üzere erkenden alacağı yaklaşık 30 milyar TL’lik temettünün sorunlara ne kadar çözüm olacak belirsiz.

Belki de tartışılması gereken konu, AKP’nin seçim öncesi yatırım için kamu kuruluşlarının karlarını erken tahsil etmesi değildir. Devletin para matbaasını çalıştırmadan daha ne kadar maaş ödeyebileceğidir.

TL’ye o gece ne oldu? Dolar 6.45’i görmüş

Pazartesi yılın son gününü 5.29’dan kapayan Dolar/TL kuru yeni yıl tatilinin bitmesinin ardından Çarşamba günü 5.35 TL’nin üzerinden açıldı. Yükseliş gün boyu sürerken Türkiye piyasalarının kapandığı saatlerinde kur 5.38’in üzerindeydi.

Ancak TL konvertible bir para birimi ve benzerleri gibi tüm iş günlerinde 24 saat boyunca dünya piyasalarında kesintisiz işlem görüyor. Bu nedenle Türkiye’de piyasanın kapanmasından sonra New York’ta yapılan işlemlerde yükseliş sürerken, 2 Ocak Çarşamba günü, Dolar/TL fiyatının 5.41’den kapandığı görülüyor.

New York piyasasının kapanış saatinin Türkiye saatiyle Perşembe sabahı saat 01:00’a denk geldiğini hatırlatalım. İşte ne olduysa bu saatten sonra oldu. New York piyasasının kapanmasının ardından Tokyo piyasasındaki erken işlemlerin başlamasına kadar geçen yaklaşık 4 saatlik sürede, yani dünyada hiçbir organize borsa açık değilken, piyasalar karışıverdi.

Genelde algoritma bazlı bilgisayara bağlı otomatik işlemler ile uykusuz gece yatırımcılarının işlem yaptığı bu saatlerde döviz kurları adeta çıldırdı. Apple’nin tarihinde ilk kez satış tahminlerini düşürme açıklamasının ardından Japon Yeni ani bir değer artışı yaşadı.

Dünyadaki ucuz paranın kaynağı olan ve carry trade denen açık pozisyonla faizden para kazanma imkanı sağlayan işlemlerin merkezi konumundaki Japon Yeni’ndeki bu artış, başta Türkiye olmak üzere birçok gelişen piyasanın para birimlerinde düşüşe neden oldu. Tabii TL’nin açık ara ilk sırada yer aldığını söylemek gerekli.

Yurtiçindeki yatırımcılar TL’nin bir ara dolar karşısında yüzde 6’ya yakın değer kaybedip kurların 5.70’e dayandığını gördü. Ancak bu rakam gerçeği yansıtmıyor. Çünkü piyasadan alınan bilgiler o gece yapılan işlemler sırasında Dolar/TL kurunun çıldırması nedeniyle birçok aracının ‘fişi çektiğini’ ve on-line işlem platformlarını kapattığını gösteriyor.

Bu, benzeri görülmemiş bir olay. Anlaşılıyor ki aracılar düşük işlem hacmi nedeniyle TL’de yaşanan işlemlerin daha büyük bir kazaya yol açmaması için işlemleri geçici olarak durdurdu. Duruş süresinin aracısına göre 4 ila 10 dakika arasında değiştiği belirtiliyor.

Ancak piyasalardaki sallantı sırasında fişi çekmeyip sarsıntının gücünü ölçen kuruluşlar da var. Reuters haber ajansı bunlardan biri. Ajans Cuma günü yaptığı haberlerde Perşembe gecesi yapılan işlemler sırasında Dolar/TL kurunun 6.4486 seviyesini gördüğünü yazıyor. Yani o geceye şahit olanlar, Türkiye’de yaygın olarak kullanılan platformlarda dolar TL kurunu 5.70 TL olarak görse de, gerçekte 6.4486’dan yapılan işlemler var.

Reuters bu rakamda ısrarcı ve gün içinde yaptığı birkaç haberle bir yanlışlık olmadığını teyit etti. Piyasadan alınan görüşler sadece birkaç milyon dolarlık işlemle de olsa bu seviyenin görüldüğünü gösteriyor.

Elbette piyasadaki panik halinde bilgisayara bağlı işlemler üzerinden gerçekleşen bu fiyatlar kalıcı olmadı ve dolar haftayı düşüşle 5.33 seviyelerinden kapattı. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak olayı Uzakdoğu piyasalarında yaşanan ‘arızi’ bir gelişme olarak değerlendirdi ve kalıcı bir sorun olmadığını kaydetti.

Ancak yaşanan olaylar şu gerçeği de ortaya çıkarttı: Türkiye’nin dünyanın en yüksek faiziyle son birkaç aydır döviz kurlarında oluşturduğu istikrar adeta pamuk ipliğine bağlı. TL hala dünyadaki en ufak bir sarsıntıyla altüst olacak kadar hassas ve bu şartlarda TL’ye yatırım yapmak rulet oynamak kadar riskli.

Otoyu zararına satış bile kurtaramadı

Aralık ayı otomobil sektörü için altın değerinde. Çünkü uzun vadeli ortalamalar yılın son ayında sektör diğer aylara göre 2-3 kat daha fazla satış yapıldığını gösteriyor.

Her yılki heyecana ek olarak bu yıl vergi indirimleri ve hurda teşviki nedeniyle oto satıcıları için Aralık ayı daha bir önem taşıyordu. Yıl boyunca düşen satışları toparlamak ve artık iflasa sürüklenmeye başlayan bin 300 civarındaki oto yetkili satıcısı ve dev plazanın ayakta kalması için Aralık ayındaki satışlara büyük ümit bağlanmıştı.

Ancak sektörden gelen rakamlar yine hayal kırıklığı yarattı. 2018 aralık ayında 77 bin 706 araç satılırken, bu rakam geçen yıla göre yüzde 43’lük düşüşü ifade ediyor. 10 yıllık Aralık ayı ortalamalarının ise yüzde 37 altında. Bir oto yetkili satıcısı aslında durumun daha kötü olduğunu belirterek şunları söylüyor:

‘‘Rakamlar daha da düşük olacaktı. Vergi indirimleri ve hurda teşviki 100 bin TL’lik araçta 22 bin TL indirim sağlıyor. Ancak bu bile müşteriyi cezbedemedi. Son 10 gün durumu kurtarmak için biz bayiler olarak karlarımızdan vazgeçtik, hatta fabrikadan aldığımız fiyatın bile altında verdiğimiz araçlar oldu.

Çünkü belirli bir limitimiz var ve bu sayıyı tutturduğumuzda fabrikalardan prim alıyoruz. Prim rakamı araçlardan elde ettiğimiz kardan fazla tutuyor. Bu primi kaybetmemek için ikinci el işi yapan galerilere zararına blok satışlar yaptık. Ancak yine de geçen yılın çok altındayız.’’

Hükümet daralan iç tüketimi desteklemek adına vergi indirimlerini üç ay daha uzattı. Bunun ne kadar işe yarayacağı ise meçhul. Çünkü zaten vergi ve hurda teşvikiyle talep erkene çekilerek doyuruldu. Ayrıca piyasada geçen yılın son günlerinde yaşanan zarına satışlardan alınmış, birçok araç ikinci el galerilerde alıcı bekliyor. Üstelik yetkili satıcılardakinden daha cazip fiyatlara.

CAN TEOMAN

Bu haber 110 defa okunmuştur.
Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...    
  Toplam yorum 0   Onay bekleyen 0  


Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

  Bu kategorideki diğer haberler


PAGEV: Paralı poşet 10 bin işsiz doğuracak

TÜİK bürokratı anlattı: Enflasyon bu oyunlarla düşürülüyor

Hazineden halka döviz tahvili satışlarına devam
»  Ünlü bankada 2 milyar dolar dolandırıcılık, 3 yöneticiye gözaltı
»  Merkez Bankası: Zayıf talep enflasyon düşüşünde etkili oldu
»  2018 ihracatı 168 milyar dolarla rekor kırdı
»  2019'un ilk konkordatosu Ankara'lı Versace'den
»  Ülker'den New York Times haberi için açıklama
»  Berat Albayrak'tan enflasyon açıklaması; Hedeflerimizi tutturduk
»  Pazar filesine talep yüzde 154 arttı
»  Ekonomistler; Merkez Bankası'nın "olağanüstü erken genel kurul" kararı, siyasi talimatla itibar kaybı ve seçim ekonomisine acil kaynak
»  2018’de enflasyon yüzde 20,33 oldu!
»  TCMB'den "olağanüstü" genel kurul! Kâr seçim öncesi acilen hazineye aktarılacak!
»  Dolar gece yarısı çıldırdı: 5.85 TL!
»  ÖTV ve KDV indirimleri seçim sonuna kadar uzatıldı
»  IMF'nin 2019 Dolar/TL öngörüsü; 10,21 TL!
»  Dev zam! Osmangazi Köprüsü geçiş ücreti 71 TL'den 103 liraya çıktı
»  Zam üstüne zam: Pasaport, ehliyet, ikamet ve kimliğe de zam
»  Alışverişte 'paralı poşet' dönemi başladı
»  Alkollü içkiye rekor zam; Vergisi %13,4 arttı
»  Avrupa Ortak Para Birimi Euro 20 Yaşında
»  İmar Barışı'nda süre uzatıldı
»  TÜİK: Kasım ayında dış ticaret açığı yüzde 89,8 azaldı
»  Hocaların hocası Prof. Boratav;'Ekonomide asıl şok şimdi başlıyor'
 

 
 
Erdoğan ‘erken seçime hayır’ derse, Bahçeli ittifakı bozar mı?
 
Zülfikar DOĞAN
 
 
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Bülent Ecevit'e minnettar
 
Duransel DOĞAN
 
 
Eşsiz Önder ATATÜRK!..
 
Talat SARAL
 
 
Epifiz Bezini En Çok Aktive Eden Madde Olan Manna
 
Yaşar ÖZKAN
       
  5,3603   6,1230  
       
  95,493   223,0618  
  Ankara
Perşembe Cuma Cumartesi
-1 / 5 °C -2 / 2 °C -5 / 0 °C
CHP’de değişim ve kurultay tartışmalarıyla ilgili ne düşünüyorsunuz?
Gerek yok, Kemal Kılıçdaroğlu devam etmeli. Parti tüm enerjisini Yerel Seçimler için kullanmalı
Muharrem İnce CHP’nin başına geçmeli
Yerel Seçim öncesi Kılıçdaroğlu ve İnce uzlaşarak güçlerini birleştirmeli
Kurultay ve Değişim zorunlu, Kemal Kılıçdaroğlu aday olmamalı
Hiç ilgilenmiyorum
 Sonuçları göster     Tüm anketler   
20/10/2018 17/10/2018
08-25-29-31-41-47 06-18-19-26-27-05
18/10/2018 22/10/2018
04-16-25-28-36-39 01, 09, 14, 15, 20, 22, 25, 27, 30, 31, 34, 38, 40, 43, 46, 52, 54, 58, 66, 67, 73, 74
Koç 21 Mart - 20 Nisan
Bugün oldukça aktif bir yapı sergiliyorsunuz. Henüz oluşturamadığınız olayların alt yapısı üzerinde çalışmalar yapıyorsunuz. ...
 
 
         
         
  Kor Haber'de yayınlanan içerik kaynak belirtilmeden kullanılamaz.  Kaynak belirtilerek yayınlanan içerik ilgili kaynağa aittir ve kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma aittir. Başka kaynaklardan alınan içerik ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Kor Haber sorumlu tutulamaz.   RSSiGoogle'a EkleFacebook'ta Korhaber