14 Kasım 2018 Çarşamba   |   Giriş sayfam yap   |   Favorilere ekle   |   Gazete Manşetleri   |   Künye   |   İletişim   |   Sitene haber ekle   |   RSS    Üye Ol    Şifremi Unuttum
Üye Girişi
Hedefimiz 2012`de 1 milyar dolarlık ihracat ve kapasitemizi katlamak!
Hedefimiz 2012`de 1 milyar dolarlık ihracat ve kapasitemizi katlamak!
 
23 Şubat 2009 Pazartesi - 01:04
Kategori Söyleşiler
16633 Okunma 0 Yorum
Paylaş  Facebook Google TwitThis StumbleUpon del.icio.us Reddit NewsVine Ma.gnolia Technorati Digg Mixx
 E-posta ile gönder Yazdır
Yazı Boyutu
Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Yılmaz ile KORHABER`de SÖYLEŞİ:
 
Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı ORHAN YILMAZ, "Hedefimiz 2012'de 1 milyar dolarlık ihracat ve kapasitemizi katlamak!"
"2005'ten bu yana üretim, satış ve karlılıkta dünya bor sektörünün lideriyiz. Amacımız dünya bor pazarında piyasa belirleyicisi bir Türkiye!"

"Sermayesi sadece karar vermek olan pek çok iş var. Biz bunu başardık. Merkezi ihale sistemi ile toplamı 40 milyon TL'ye varan tasarruf sağladık. Hizmet alımı uygulaması ile de karlılığımızı yükselttik."

"Borla ilgili olarak AB'nin aldığı toksik madde kararına karşı dava açtık. Avrupa'daki şirketimiz Eti Mine davayı yürütüyor. Geçen hafta güzel bir gelişme yaşandı ve davamız kabul edildi. Bu tabii ki kazandık demek değil ama, davanın kabulü bile önemli bir aşama ve başarı"

"Eti Maden yıllardır kurulu kapasitenin çok altında çalışıyordu. 2003'den bu yana her yıl ilerleme kaydederek, kurulu kapasitenin tamamını kullanılır hale getirdik. Üretimi 3-4 kat, kar ve ihracatı ise 4 kat arttırdık. Buna karşın personel sayımız yüzde 28 azaldı!"

"Beypazarı Eti Soda tesisleri işletmeye başlandı. Mayıs ayında tam kapasiteye geçecek. Biz Eti Maden olarak yüzde 26 payla Eti Soda yönetimindeyiz. Park Holding-Ciner Grubu ile ortağız. Soda bor'dan da daha stratejik bir ürün. Dünyada 5 milyon ton bor ve bor kimyasalları talebine karşılık 60 milyon ton soda talebi var."


Türkiye'nin önde gelen ve en köklü sanayi ve madencilik kuruluşlarından Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Yılmaz, istikrarlı yönetim ve yatırım anlayışı sayesinde kuruluşun çok başarılı bir noktaya geldiğini belirterek, hedeflerinin 2012 yılında sadece bor ve bor kimyasalları ihracatından 1 milyar doları aşkın gelir sağlamak, Eti Maden'in kapasitesini "katlamak" olduğunu kaydetti.
KORHABER'in sorularını yanıtlayan Yılmaz, katma değeri yüksek yeni bor kimyasalları üretmek amacıyla yeni yatırımlara yöneldiklerini, bunların bazılarının kısa sürede işletmeye alındığını bazılarının da halen yatırım aşamasında bulunduğunu ifade etti.

Genel Müdür Orhan Yılmaz'a yönelttiğimiz sorular ve yanıtları şöyle;

KORHABER (KH)- Öncelikle Eti Maden'i KORHABER okurlarına kısaca tanıtabilir misiniz?

Orhan Yılmaz (OY)- 1935 Yılında Atatürk'ün direktifiyle ülkemizin yer altı zenginliklerini işletmek üzere Etibank adıyla kurulan ve Madencilik, Metalurji, Bankacılık alanlarında faaliyetle görevlendirilen bir kuruluşuz. 73 Yıldan bu yana bu alanlarda önderlik yaptık. Daha sonra 2004 yılında alınan Bakanlar Kurulu kararı ile bankacılık ve metalurji dışında Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü adıyla yeniden yapılandırıldık. Bu süreç içinde Bakır, Krom, Alüminyum ve Gümüş gibi alanlarda faaliyet yürütülmüş. Şimdi ise ağırlıkla Bor ve Bor kimyasalları üzerinde yoğunlaşmış vaziyetteyiz. Bildiğiniz gibi dünya bor üretiminin ve rezervlerinin lider ülkesi konumunda Türkiye. Bu avantajımızı katma değeri yüksek ürünler geliştirip, ihraç ederek daha büyük kazançlara dönüştürmeye çalışıyoruz. Biz ülkemizin kaynaklarını dövize çeviriyoruz.

KH-Kamu kuruluşları için genel kanı, hantal yapı, yönetsel zaafiyet, ağır işleyen bürokrasi, gereksiz ve aşırı istihdam, genelde de zarar eden bir kurumsal kimlik yönünde. Oysa Eti Maden'de son dönemde daha farklı bir izlenim söz konusu, bu yaklaşımı bize açabilir misiniz?

OY-Şöyle söyleyeyim, 2003 yılından bu yana istikrarlı ve akılcı bir yönetim yapısı ile işleri yürütüyoruz. Ben 23 yıldır bu kurumda çalışıyorum. Yani kurumun içinden gelen bir insanım. Genel Müdür olmak gibi bir düşüncem de yoktu. Hemen tüm işletmelerini, müessese müdürlüklerini biliyorum ve çalıştım. Bu tabii olarak bir yönetici için çok büyük bir avantaj. Sahadan gelmek, kurumun içinden gelmek, tüm insanları tanımak...O nedenle de aksayan yönleri de içeriden geldiğim için çok iyi biliyordum. Bu da verimliliği, başarıyı getirdi. Mesela 1995 yılında toplam ihracat, tüm ürün kalemlerinde olmak kaydıyla 338 milyon dolar. Oysa 2008'de sadece bor'dan elde edilen ihracat geliri 526 milyon dolar. Hedefimiz 2012 yılında bor ve bor kimyasalları ihracatından elde edilecek geliri 1 milyar dolar ve üzerine çıkartmak. Yine 2008 yılında faaliyet karımız 294 milyon TL. Bu yılki kar hedefimiz 512 milyon TL. Tesislerimizin kurulu kapasiteleri ile, kullanılan kapasiteleri arasında yarı yarıya hatta daha da büyük fark vardı. Biz kurulu kapasitenin yüzde 100'ünü kullanılır hale getirdik. Dolayısıyla hem üretim, hem kar, hem ihracat, hem verimlilik arttı. Buna karşın istihdam ise yüzde 28 azaldı. Personel sayımızdaki bu düşüşe rağmen üretimde, karda, verimlilikte düşüş olmadı. Bu da yapılan işlerin doğru ve istikralı olduğunun göstergesi. Üretim 3-4 kat artarken, kar ve ihracatı da 4 kat arttırdık.
Yani hem kurum kazanıyor, hem de ülkemiz.

KH-Peki Bor madenini doğal olarak çıkartıp ihraç etmek yerine, ürün çeşitlendirmesi, sınai ve endüstriyel ürünler, katma değeri yüksek stratejik ürünler üretmek konusunda çalışmalar olduğunu biliyoruz. Bu alandaki girişimleriniz hangi aşamada?

OY- Bor kimyasalları üretmek zaten bizim asli işlerimizden birisi. Yeni patentler alıp, yeni ürünler geliştirmeye çalışıyoruz. Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü ile ortak çalışmalar yapıyoruz. Bir kez şunu belirteyim, dünya bor pazarında "piyasa belirleyici ülke" konumuna doğru hızla ilerliyoruz. Eti Maden 2005 yılından itibaren de bu pazarda üretim, satış ve karlılıkta dünya bor sektörünün lideri. Bandırma, Bigadiç, Emet, Kırka, Kestelek gibi işletme ve müessese müdürlüklerimizde bor kimyasalları ve bor madeni üretiyoruz. Borik asit, sodyum perborat, bor oksit, susuz boraks, boraks pentahidrat, kalsine tinkal, konsantre tinkal, konsantre kolemanit vb. pek çok ürünümüz var. Ağırlıkla cam, seramik, deterjan sanayiine ürün veriyoruz. Bunun yanı sıra ilaç endüstrisi de ürünlerimizin müşterisi konumunda. 2012'ye kadar kapasitemizi katlayacağız. Yeni ürünler oluşturuyoruz mesela bunlardan birisi kırılmış kolemanit, tarımsal bor- zirai bor için Eti-DOT-67 adıyla patent aldık, borlu gübre üretimi tesisini Nisan ayında açıyoruz. Diğer yandan sodyum kimyasalları üretimine de gireceğiz. Dünyanın 68 ülkesine ihracat yapıyoruz. Beypazarı'nda soda yataklarının işletilmesi amacıyla yıllardır süren bir projeyi artık hayata geçirdik.
Eti Soda, Park Holding-Ciner Grubu ile birlikte oluşturduğumuz bir kuruluş. Eti Soda'nın yüzde 26'sı bizim. Yani Eti Maden'in. Yönetiminde de temsil ediliyoruz. Bu ay içinde üretim başladı. Mayıs ayında tam kapasiteye geçecek. Şu anda 500'den fazla Çin'li işçi çalışıyor bu tesiste. Soda, en az bor kadar hatta ondan daha da stratejik ve kıymetli bir ürün. En son teknoloji ile kurulmuş "sıcak çözelti" yönetimiyle çalışan, çevresel hiç bir zararlı etkisi olmayan bir tesis. İlk aşamada yılda 1 milyon ton ağır soda, 100 bin ton hafif soda üretilecek. Dünya pazarları açısından bakarsanız 5 milyon ton bor ve bor kimyasalları kullanımına karşılık, 60 milyon ton soda kullanımı ve ihtiyacı var. Yani bor'un 12 katı.

KH- Aslında oldukça heyecan verici rakamlar ve projelerden bahsediyorsunuz. Ülke zenginliklerinin varlığa, dövize zenginliğe dönüşmesi açısından başka hangi yatırım projeleriniz var?

OY- Sodyum Bikromat fabrikası 1982'den bu yana çalışmıyor, gayrı faal durumda. Makine teçhizatını söktük, taşıdık. Şu ana kadar da 25 bin ton üretim yaptık ve pazara girdik. Yani ölüyü ayağa kaldırdık. Belirttiğim gibi Nisan ayında borlu gübre fabrikası devreye giriyor. Mesela Susuz Bor fabrikasını bir senede kurduk ve işletmeye aldık. Farklı girişim ve yatırım yöntemleri uyguluyoruz. Bu tesiste bütün girdiler ve çıktılar bizim. Hammaddeyi biz veriyoruz, ürünü de biz satın alıyoruz. İşletmeyi ve üretimi özel sektör yapıyor. İhale ile anlaştığımız fiyat üzerinden ürün alındıktan hemen sonra da parasını ödüyoruz. Tabii bütün bunlar akılcı idare yöntemiyle oluyor. Benim şöyle bir sloganım var, "Bu ülkede sermayesi sadece karar vermek olan pek çok iş var" diyorum. Yani yeter ki karar verin, süratle verin, doğru karar verin ve uygulayın. Biz bütün ihalelerimizi merkeze aldık. Tüm işletme ve müesseselerimizin ihalelerini burada yapıyoruz. Yöresel baskı ve girişimlerden ihalelerimizi arındırıyoruz. Hiç bir ihalemizde aynı komisyon olmaz. Yani ihale komisyonlarımız, sabit değil. Her ihalede komisyonun tüm üyeleri değişiyor. Merkezi ihale sistemi ile işlerde, alımlarda, yapımlarda aynı kalemlerde 40 milyon TL tasarruf sağladık. Hizmet alımı yöntemiyle, tesisleri, yatırımları daha kısa sürede tamamlıyoruz. Kurum açısından yatırım harcaması gerekmediği için daha ekonomik ve karlı oluyor. Üretim maliyetleri daha düşük kalıyor, üretim dönemindeki bakım, onarım, yedek parça, işçilik vb. giderler yükleniciye ait olduğu için kurumun külfeti olmuyor.
Yeni, ürünler geliştirirken "akıl parası" ödemiyoruz. Kendi bilgi birikimimizi devreye sokup, AR-GE çalışmaları yürütüyoruz. Bu yöntemle, Bor oksit, kalsine tinkal, zirai bor, çinko borat, susuz boraks gibi ürünler geliştirdik, bazılarının üretimine geçtik, bazılarında üretim aşamasına gelmek üzereyiz, bazılarında ise yatırım aşamasındayız.

KH- Türkiye'nin aynı zamanda oldukça zengin altın rezervleri var. Bunların işletilmesi, çıkartılması konusunda başta "siyanür" gerekçesiyle çeşitli tepkiler var. Eti Maden olarak Altın Madeni işletmeciliğine de girmek yönünde bir plan veya projeniz var mı?

OY- Biz şu anda kimya endüstrisinin göbeğindeyiz. Ürettiğimiz ürünler pazara sürdüğümüz mamuller nedeniyle direkt bize bağlı sektörler oluştu. Yani kilit ve etkin bir konumdayız. Altın konusuna gelince, kuruluş yasamız ve diğer yasal kısıtlar dışında ekonomik gördüğümüz her türlü alana gireriz. Demir, Petrol ve Kömür bu kısıtlar. Bu alanlarda faaliyet gösteren yasayla görevlendirilmiş kuruluşlar var. Ama şu anda bizim asli ve yoğunlaştığımız faaliyetimiz Bor. Bor üretimi, bor kimyasalları üretimi vs.

KH- Şu anda devam eden veya yakında devreye girecek, yeni yatırım projeleriniz neler?

OY- Konsantratör ve öğütme tesisi, bor oksit tesisi, zayıf çözeltiden boraksdekahidrat üretim tesisi, tek kademede penta üretimi gibi yatırımlarımız sürüyor. Emet'te kurulu borik asit tesisimizi tevsi ediyoruz, yenileme ve kapasite artırımına gidiyoruz.
Bunların yanı sıra, özel sektörü bor kimyasalları üretiminde desteklemek, teşvik etmek, özel sektörü bu alana çekmek için de çalışmalar yapıyoruz. Özel bor kimyasalları üretimine özel sektörün yatırım yapmasını sağlamaya çabalıyoruz. Bu alanda özel sektörü teknik bilgi ve hammadde temini konusunda destekleme düşüncesindeyiz. Tesislerimizin makine, teçhizat, ekipman gibi ihtiyaçları için de yerli sanayi ile ortaklaşa çalışmalar yürütüyoruz. Yerli sanayiden temin ettiğimiz makine ekipmanları daha ucuza mal ediyoruz. Bazı kalemlerde beşte bir fiyatına ucuzluklar sağladık. Bu da harcamalarımızı, giderlerimizi azaltıyor, kurum karlılığını artırıyor, yerli sanayiciyi de özendiriyor.

KH- Son günlerde AB'nin bor konusunda almış olduğu bir komisyon kararı nedeniyle tartışmalar yaşanıyor. Toksik madde içerdiği, insana, çevreye, üreme sağlığına zarar verdiği yönünde iddialar ortaya atılıyor. Buna yönelik bir girişiminiz oldu mu?

OY- Bu aslında yeni bir konu değil. Yeni sanılıyor ama değil. 1998 yılında başlayan bir süreç. Üreme sağlığı ile ilgili fareler üzerinde yapılan deney sonuçlarına dayanılarak böyle bir komisyon kararı alınmış. Sadece bor değil pek çok madde için böyle bir tasnifleme çalışması var. AB teknik komitesi yüzlerce maddeyi, toksik veya riskli diye sınıflarken, listelerken, bor'un üremede negatif etkisi olduğu sonucuyla bu tasnife dahil edilmiş. Daha önce bu konuda Ankara Üniversitesinden Prof. Bekir Sıtkı Şaylı'ya bir çalışma yaptırılmış, araştırma ve raporlama sonuçları da AB Teknik komitesine iletilmiş. Yani bulgular ters yönde. Çünkü AB araştırmasında farelere bor enjekte ediliyor. Oysa insanlar için böyle bir şey söz konusu olamaz. Hadise 2007 yılında yeniden patladı, 2008 yılında da komite onayladı. Bizim Avrupa'da kurulu şirketimiz Eti Mine yürütmeyi durdurma davası açtı. Son gelişme bu dava mahkemede kabul edildi. Yani kabul edilmesi önemli bir aşama ve sevindirici. Tabii dava kazanıldı diye bir şey yok ama, davanın kabul edilmesi önemli. Dış Ticaret Müsteşarlığı da (DTM) Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) nezdinde girişimde bulundu, şikayetçi oldu. Şimdi ayrıca yine Ankara ve Hacettepe üniversitelerinden bilim adamları ile yabancı bilim adamlarının, toksikologların da yer aldığı yeni bir çalışma grubu oluşturduk. Kendi tezimizi savunmak için bilimsel çalışma yapıyoruz. Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü ile de ortaklaşa yürütüyoruz bu çalışmayı ve çalışanların kan ve sperm örnekleri üzerinde toksik bir etki olup olmadığı araştırılıyor. Bunun sonuçları AB'ye iletilecek. Tabii bunu hemen milliyetçi bir yaklaşıma dökmemek gerek. Yani "AB bizi atmak istiyor, bor'umuza yasak getiriyor vb" yaklaşımlar yanlış. AB'nin ithal ettiği bor'un yüzde 70'ini biz veriyoruz ama, ABD, Şili falan da AB'ne bor ve bor ürünleri satıyor. Yani sadece Türkiye'ye ve Türk bor'una yönelik bir karar değil. Kaldı ki dediğim gibi sadece bor değil, AB'nin kendi mevzuatı içerisinde yüzlerce maddenin "toksik etki" gerekçesiyle tasnif edildiği resmi bir liste. Bu listede yer alan pek çok madde var ve bor bunlardan sadece birisi. Çok iyi bir avukatlık - hukuk firması ile de anlaştı Eti Mine ve dava sürüyor. Bilimsel araştırma çalışmaları da süsüyor. Her türlü girişim, ülke adına yapılıyor.

KH- Sorularımızı yanıtladığınız ve verdiğiniz değerli bilgiler için teşekkür ederiz.

OY- Ben de bu açıklamaları yapma imkanını bana verdiğiniz için teşekkür eder, internet yayıncılığında ve haberciliğinde KORHABER'e başarılar dilerim.

Bu haber 16633 defa okunmuştur.
Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...    
  Toplam yorum 0   Onay bekleyen 0  


Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

  Bu kategorideki diğer haberler


Türkiye ILO`da kara listeye girebilir
 

 
 
Erdoğan ‘erken seçime hayır’ derse, Bahçeli ittifakı bozar mı?
 
Zülfikar DOĞAN
 
 
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Bülent Ecevit'e minnettar
 
Duransel DOĞAN
 
 
Eşsiz Önder ATATÜRK!..
 
Talat SARAL
 
 
Epifiz Bezini En Çok Aktive Eden Madde Olan Manna
 
Yaşar ÖZKAN
       
  5,4619   6,1927  
       
  92,839   212,4597  
  Ankara
Çarşamba Perşembe Cuma
5 / 15 °C 2 / 16 °C 1 / 15 °C
CHP’de değişim ve kurultay tartışmalarıyla ilgili ne düşünüyorsunuz?
Gerek yok, Kemal Kılıçdaroğlu devam etmeli. Parti tüm enerjisini Yerel Seçimler için kullanmalı
Muharrem İnce CHP’nin başına geçmeli
Yerel Seçim öncesi Kılıçdaroğlu ve İnce uzlaşarak güçlerini birleştirmeli
Kurultay ve Değişim zorunlu, Kemal Kılıçdaroğlu aday olmamalı
Hiç ilgilenmiyorum
 Sonuçları göster     Tüm anketler   
20/10/2018 17/10/2018
08-25-29-31-41-47 06-18-19-26-27-05
18/10/2018 22/10/2018
04-16-25-28-36-39 01, 09, 14, 15, 20, 22, 25, 27, 30, 31, 34, 38, 40, 43, 46, 52, 54, 58, 66, 67, 73, 74
Koç 21 Mart - 20 Nisan
Bugün oldukça aktif bir yapı sergiliyorsunuz. Henüz oluşturamadığınız olayların alt yapısı üzerinde çalışmalar yapıyorsunuz. ...
 
 
         
         
  Kor Haber'de yayınlanan içerik kaynak belirtilmeden kullanılamaz.  Kaynak belirtilerek yayınlanan içerik ilgili kaynağa aittir ve kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma aittir. Başka kaynaklardan alınan içerik ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Kor Haber sorumlu tutulamaz.   RSSiGoogle'a EkleFacebook'ta Korhaber