18 Kasım 2018 Pazar   |   Giriş sayfam yap   |   Favorilere ekle   |   Gazete Manşetleri   |   Künye   |   İletişim   |   Sitene haber ekle   |   RSS    Üye Ol    Şifremi Unuttum
Üye Girişi
Mahfi Eğilmez; Merkez Bankası faizi neden artırdı?
Mahfi Eğilmez; Merkez Bankası faizi neden artırdı?
 
14 Eylül 2018 Cuma - 14:56
Kategori Ekonomi
146 Okunma 0 Yorum
Paylaş  Facebook Google TwitThis StumbleUpon del.icio.us Reddit NewsVine Ma.gnolia Technorati Digg Mixx
 E-posta ile gönder Yazdır
Yazı Boyutu
Merkez Bankası faizi neden artırdı, olumsuz enflasyon beklentisi kırılabilir mi?

Merkez Bankası son dönemde bazen TL likiditesini sıkıştırmaya, bazen döviz likiditesini gevşetmeye ve bu yolla para politikasını yürütmeye yönelik çeşitli adımlar attı.

Bu adımlara destek olmak üzere Hazine ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu da (BDDK) çeşitli düzenlemeler yaptı. Faiz cephesinde ise Merkez Bankası, bankaları fonlamada bir süredir yalnızca gecelik borç verme yöntemini kullanarak ortalama faizi (Merkez Bankası Ortalama Fonlama Maliyeti) yüzde 19,25 olarak uyguladı.

Böylece adı politika faizi olan ve aslında o konumda çok kısa sürelerle kalabilen haftalık repo ihalesi faizini uygulamaz oldu.

Merkez Bankası'nın yüzde 19,25 olarak uyguladığı faize karşılık piyasada faizler 2 yıllık tahvil için yüzde 24,5 düzeyinde 10 yıllık tahvil için yüzde 20 düzeyinde oluşuyordu.

Bankalar mevduata yüzde 20'nin üzerinde faiz verirken kredi faizlerini yüzde 35'e kadar yükseltmişlerdi.

Bunun temel nedeni TL'nin dış ve iç değerindeki hızlı değer kaybı ve geleceğe ilişkin risklerdeki artış eğilimiydi.

Ocak ayındaki Merkez Bankası Beklenti Anketine göre 2018 sonu için Dolar/TL kuru beklentisi 4,12, enflasyon beklentisi yüzde 9,55 idi.

Eylül ayında yapılan ankette bu beklentiler kur için 6,59'a, enflasyon için yüzde 19,61'e yükselmiş bulunuyordu.

Riskleri ölçmekte kullanılan CDS primi yılbaşında 161 iken Merkez Bankası'nın kararı öncesinde 523 dolayında seyrediyordu.

Merkez Bankası faizleri nereden nereye geldi?

Merkez Bankası, sadeleştirme adımı çerçevesinde yaptığı düzenlemeyle bir süredir yalnızca politika faizi oranını belirliyor, öteki faizler buna bağlı tanımlara göre kendiliğinden oluşuyor.

Dün Merkez Bankası Para Politikası Kurulu kararıyla politika faizi yüzde 17,75'den yüzde 24'e yükseltildi.

TCMB fonlama imkânı   Eski faiz (%)        Yeni faiz (%)

Gecelik imkânlar                            

Gecelik borç alma           16,25     22,50

Gecelik borç verme        19,25     24,00

Politika faizi (1 hafta vadeli repo ihalesinin faizi)               17,75     24,00

Geç likidite penceresi                  

Borç alma            0,00       Değişmedi

Borç verme        20,75     27,00

Buna göre Merkez Bankası'nın faizi 6,25 puan artırdığı izlenimi doğdu. Başta yabancı fonlar olmak üzere piyasanın faiz artışı beklentisi 5 puandı. Bu artış piyasanın beklentisinin üzerinde olduğu için Dolar/TL kuru bir anda düşüşe geçti ve 6 seviyesinin altına indi. Bir süre sonra tekrar yükselerek 6'nın üzerine çıktı.

Merkez Bankası gerçekte faizi kaç puan artırdı?

Merkez Bankası'nın gerçek faizi gecelik borç verme faizi ile politika faizinin ağırlıklı ortalamasına göre belirlenen ve adına TCMB Ağırlıklı Ortalama Fonlama Maliyeti denilen faiz.

Bu karardan önce Merkez Bankası, bir hafta vadeli repo ihalesi yapmıyor ve bankaları yüzde 19,25'lik gecelik borç verme faiziyle fonluyordu.

Bir başka ifadeyle TCMB Ağırlıklı Ortalama Fonlama Maliyeti (Merkez Bankası'nın gerçek faizi) yüzde 19,25 idi.

Merkez Bankası, politika faizinin artırılmasına ilişkin Para Politikası Kurulu kararının ardından Türk Lirası Likidite Yönetimine İlişkin bir duyuru yaptı.

Duyuruya göre Merkez Bankası, karar öncesi gecelik vadede gerçekleştirilen fonlamayı 14 Eylül 2018 tarihinden itibaren politika faiziyle yapacak.

Bu durumda TCMB Ortalama Fonlama Maliyeti (Merkez Bankası'nın gerçek faizi) yüzde 19,25'den yüzde 24'e çıkmış, 6,25 puan değil 4,75 puan artmış oldu.

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, dün Başkan Murat Çetinkaya başkanlığında toplanarak faiz artırımına gidilmesi kararını almıştı.

Merkez Bankası'nın son açıklanan beklenti anketine göre ankete katılanların 2018 yılsonu enflasyon beklentileri yüzde 19,61 idi.

Bu ankete katılanlar, kararları alanlar ya da karar alıcılara tavsiyede bulunan kişiler.

Dolayısıyla bu beklenti büyük ölçüde gerçekleşecek olanı yansıtıyor. Bu aşamada Merkez Bankası'nın bu olumsuz beklentiyi kırması gerekiyordu.

Merkez Bankası bu aşamaya kadar faiz artışı dışındaki yolları denedi ve bu beklentiyi kıramadı ve sonuçta faizi artırmaktan başka çaresinin olmadığını gördüğü için faizi artırma yoluna gitti.

Gecikmiş de olsa kısa vade açısından doğru bir adımdır.

Grafik, Merkez Bankası'nın enflasyon hedefini yıllardır tutturamadığını, son iki yılda hedeften iyice uzaklaştığını gösteriyor.

Merkez Bankası bir kur politikası izlemiyor. Ama enflasyon, kuru izliyor.

Bu durumda Merkez Bankası'nın enflasyon yaratan kuru denetim altına alması için de bu faiz artırımına ihtiyacı vardı.

4,75 puanlık bir faiz artışı yüzde 27 dolayındaki bir artışa karşılık geliyor.

Buradaki en ciddi soru şudur: Bir önceki toplantıda niçin faiz artışı yapılmadı? Durumun buraya gittiği görülememiş miydi? Çünkü bu kadar sorun biriktirmek yerine önceki toplantıda 2 puanlık bir faiz artışı yapılsaydı büyük olasılıkla bu toplantıda bu kadar dramatik bir artışa gerek olmayacaktı.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, kamu harcamalarında tasarrufa gidilmesi yönünde çalışmaların başlatıldığını ifade etmişti.

Faizi artırmak sorunu çözer mi?

Faiz artışı öncelikle kurlardaki tırmanışı tersine çevirip enflasyon beklentisini kırabilir mi?

Bu soruya vereceğimiz yanıt kısa vade için olumlu. Buna karşılık orta - uzun vadede beklentiyi değiştirebilmek ekonomi politikasının yalnızca para politikası tarafında değil maliye politikası tarafında da sıkılaştırılmasıyla gerçekleştirilebilir.

O halde faiz artışıyla sıkılaştırılan para politikasına sıkı maliye politikasının eşlik etmesinin sağlanması gerekiyor.

Bunun da yolu harcama artırıcı projelerin tamamından vazgeçilmesinden geçiyor. Bir yandan faizi yüzde 24'e çekerken bir yandan harcamaları artırıcı projelere devam edilirse kısa bir süre sonra piyasa yeni bir faiz artırımı talebini gündeme getirir.

Arabayı çeken iki atın da aynı yöne koşmasının sağlanması gerekiyor. Aksi takdirde araba doğru gidemez.

Dr. Mahfi Eğilmez

Bu haber 146 defa okunmuştur.
Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...    
  Toplam yorum 0   Onay bekleyen 0  


Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

  Bu kategorideki diğer haberler


Rekor Erdoğan'ın; Dünya faiz 2'incisi Türkiye

Yüzde 95 yanılma: Hazine, Zafer Havalimanına 21 milyon Euro ödedi!

Albayrak: Enflasyon Ekimden itibaren düşüşe geçecek
»  WSJ can çekişen inşaat sektörünü yazdı: İnşaatlar durdu, kepenkler indi
»  İngiliz basını: Kriz MİT binasının inşatını da vurdu
»  Türkiye faizde dünya 2'incisi...
»  İşte fonlamanın yeni şekli!
»  Sözleşmelerde, kiralarda dövizden TL'ye geçiş kargaşası...Futbolcular, rent a car'cılar...Köprü, otoyol, Avrasya Tüneli, 3. Havaalanı da TL olacak mı?
»  İnce: Kaybedecek bir gün kalmadı, topyekûn iflasa götürüyorlar
»  Merkez Bankası'nın toplam rezervleri azaldı
»  Merkez Bankası'ndan 14 yılın en yüksek faizi %24!
»  Erdoğdu; Erdoğan ve Merkez Bankası 'Faiz Tiyatrosu' oynuyor
»  Erdoğan konuştu, dolar aldı başını gitti; Faiz hassasiyetim aynı!
»  Cumhurbaşkanı kararı; Dövizle sözleşme, kira, hizmet dönemi sona erdi
»  Dev holding faturayı ödeyemedi, BOTAŞ gazı kesti!
»  Spor Toto'dan iddia bayilerine döviz tehdidi; Makinenizi kapatırız
»  Apple ürünlerine Türkiye'de 2. kez dev zam
»  Türkiye Varlık Fonu Anonim Şirketi Başkanı Erdoğan, Başkanvekili Albayrak oldu
»  ABD-Kanada Yasal esrar pazarı 24 milyar dolara giderken,  ünlü markalar “Esrarlı bira, şampanya” üretimine geçiyor…
»  Fitch, 4 Bankanın kredi notunu düşürdü
»  Moody's'ten Türkiye için yeni rapor; En savunmasız şirketler, Doğuş Holding, Yaşar Holding
»  KAL-DER Başkanı Buket Pilavcı; "KOBİ'lere kalite teşviği verimliliği yüzde 50 artırır"
»  TSPB Başkanı Topaç: Stopajın düşürülmesini talep ettik
»  Mahfi Eğilmez: Türkiye'yi sert bir iniş bekliyor
 

 
 
Erdoğan ‘erken seçime hayır’ derse, Bahçeli ittifakı bozar mı?
 
Zülfikar DOĞAN
 
 
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Bülent Ecevit'e minnettar
 
Duransel DOĞAN
 
 
Eşsiz Önder ATATÜRK!..
 
Talat SARAL
 
 
Epifiz Bezini En Çok Aktive Eden Madde Olan Manna
 
Yaşar ÖZKAN
       
  5,4619   6,1927  
       
  92,839   212,4597  
  Ankara
Pazar Pazartesi Salı
5 / 15 °C 2 / 16 °C 1 / 15 °C
CHP’de değişim ve kurultay tartışmalarıyla ilgili ne düşünüyorsunuz?
Gerek yok, Kemal Kılıçdaroğlu devam etmeli. Parti tüm enerjisini Yerel Seçimler için kullanmalı
Muharrem İnce CHP’nin başına geçmeli
Yerel Seçim öncesi Kılıçdaroğlu ve İnce uzlaşarak güçlerini birleştirmeli
Kurultay ve Değişim zorunlu, Kemal Kılıçdaroğlu aday olmamalı
Hiç ilgilenmiyorum
 Sonuçları göster     Tüm anketler   
20/10/2018 17/10/2018
08-25-29-31-41-47 06-18-19-26-27-05
18/10/2018 22/10/2018
04-16-25-28-36-39 01, 09, 14, 15, 20, 22, 25, 27, 30, 31, 34, 38, 40, 43, 46, 52, 54, 58, 66, 67, 73, 74
Koç 21 Mart - 20 Nisan
Bugün oldukça aktif bir yapı sergiliyorsunuz. Henüz oluşturamadığınız olayların alt yapısı üzerinde çalışmalar yapıyorsunuz. ...
 
 
         
         
  Kor Haber'de yayınlanan içerik kaynak belirtilmeden kullanılamaz.  Kaynak belirtilerek yayınlanan içerik ilgili kaynağa aittir ve kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma aittir. Başka kaynaklardan alınan içerik ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Kor Haber sorumlu tutulamaz.   RSSiGoogle'a EkleFacebook'ta Korhaber