21 Şubat 2019 Perşembe   |   Giriş sayfam yap   |   Favorilere ekle   |   Gazete Manşetleri   |   Künye   |   İletişim   |   Sitene haber ekle   |   RSS    Üye Ol    Şifremi Unuttum
Üye Girişi
Şule Çet davasında, sanıklar hakkında karar
Şule Çet davasında, sanıklar hakkında karar
 
6 Şubat 2019 Çarşamba - 19:18
Kategori Yaşam
253 Okunma 0 Yorum
Paylaş  Facebook Google TwitThis StumbleUpon del.icio.us Reddit NewsVine Ma.gnolia Technorati Digg Mixx
 E-posta ile gönder Yazdır
Yazı Boyutu
Şule Çet davasında tutuklu sanıklar hakkında karar

Üniversite öğrencisi Şule Çet’in ölümüne ilişkin davanın ilk duruşması tamamlandı. Yargılamaya bakan Ankara 31. Ağır Ceza Mahkemesi ara kararını açıkladı.

Üniversite öğrencisi Şule Çet’in ölümüne ilişkin davanın ilk duruşması tamamlandı. Yargılamaya bakan Ankara 31. Ağır Ceza Mahkemesi ara kararını açıkladı.

TIKLAYIN; TECAVÜZ EDİLİP, PLAZANIN 20. KATINDAN AŞAĞI ATILAN ÜNİVERSİTELİ ŞULE ÇET DAVASI BAŞLADI...

Sanıklar Çağatay Aksu ve Berk Akand’ın tutukluluk hallerininin devamına karar verildi. Dava 15 Mayıs’a 2019 tarihine ertelendi.

Olaydan sonra önce serbest bırakılan ardında yeniden gözaltına alınarak tutuklanan sanıklar Çağatay Aksu ve Berk Arand’ın ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet ve 39 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

Şule Çet, Ankara'da 29 Mayıs sabahının erken saatlerinde bir plazanın 20. katından düşerek hayatını kaybetmişti. Çet'in yakınları ve kadın hakları örgütleri, genç kadının cinsel saldırıya uğradığını ve öldürüldüğünü savunuyordu.

Çet'in ölümüyle ilgili 'cinayet', 'nitelikli cinsel saldırı' ve 'hürriyeti tahdit' suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ve 39'ar yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanan sanıklar Çağatay Aksu ve Berk Akand ilk kez hakim karşısına çıktı.

Aksu ve Akand olayın hemen ardından ifadeleri alınarak serbest bırakılmış ancak oluşan kamuoyu baskısı ile derinleşen soruşturma sonrası cinayet ve cinsel saldırı suçlaması ile tutuklanmıştı.

Olaydan hemen sonra 'intihar' diye başlatılan ve sonrasında savcısı değişen soruşturmada, Çağatay Aksu ve Berk Akand'ın 'kasten öldürme' 'cinsel saldırı' ve hürriyetten yoksun bırakma' suçlarından ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet ve 39 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

Davanın ilk duruşması, Ankara 31'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Sanıklar duruşmada suçlamaları kabul etmedi.

31. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya sanıklar, müştekiler maktul Çet'in babası İsmail Çet, ağabeyi Ercan Bıçak ile sanık ve müşteki avukatları katıldı. Duruşmada AK Parti İstanbul Milletvekili Ahmet Mücahit Arınç, CHP Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer, Ankara Milletvekili Gamze Taşçıer, Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkin ile Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, çeşitli barolar ve kadın örgütlerinin avukatları da hazır bulunarak davaya müdahillik talebinde bulundu.

Mahkeme, Çet'in babası ve kardeşleri ile bakanlık avukatları dışındakilerin müdahillik taleplerini, suçtan doğrudan zarar görmedikleri gerekçesiyle reddetti. Ancak milletvekillerinin yanı sıra kadın örgütleri ve baroların avukatları da beyanlarının alınmadığı gerekçesiyle mahkemenin kararına itirazda bulundu. Bunun üzerine mahkeme bu kişilere söz hakkı verdi.

Daha sonra sanıklardan Çağatay Aksu'nun savunmasına geçildi. Aksu, sözlerine, "Mesnetsiz suçlamalarla karşınızda olduğum için heyetinizden çok özür dilerim. Hiçbir suçu kabul etmiyorum, öncelikle Allah'a daha sonra da sizin vicdanınıza güveniyorum" diyerek başladı.

Suçlamalarla alakalarının olmadığını savunan Aksu, "Cinsel istismar, cinayet söz konusu değil. Şule'ye dokunmadık. Hala neye dayanarak bu kadar insan üstümüze geliyor? Ya gösteriş amacındalar ya da bir şeyi bilmeden bizi suçlamaya geliyorlar" ifadesini kullandı.

Aksu, Şule Çet'in, borçlarıyla birlikte aldığı iş yerinde çalıştığını, diğer personelin işlerine son verdiklerini ancak eski patronunun da ricasıyla Şule Çet'e tekrar iş verdiklerini ifade etti.

Ancak borçlar nedeniyle işleri yürütemediklerini, Çet'in de işsiz kaldığını anlatan Aksu, iş yerindeki konuları konuşmak için Şule Çet ile randevulaştıklarını öne sürdü.

Bulundukları içkili lokantaya gece saatlerinde gelen Şule Çet'in, işsizliğinden, parasızlığından ve sınıfta kalmasından bahsettiğini ileri süren Aksu, lokanta kapanacağı için Çet'i, "kafasını dağıtması" için plazadaki ofisine çağırdığını savundu.

Lokantadaki bir arkadaşlarının fazla alkol alması nedeniyle gelmediğini, Şule Çet ve diğer sanık Berk Akand ile plazaya gittiklerini anlatan Aksu, şunları kaydetti:

"Ofis, plazanın 20. katındaydı. Saat 00.30 sıralarında plazaya geldik. Bütün gece müzik dinlemekten başka bir şey yapmadık. İçki içtik. Şule de alkol aldı. Dışarıda da almıştı. Şule'nin psikolojik durumu gayet neşeliydi. Saat 03.50 sıralarında Şule makam odasına yürüdü. Nereye yürüdüğünü düşündüm. Çünkü çıkışa ya da tuvalete doğru gitmedi. Çantası ve telefonu masada duruyordu. 'Ben gidiyorum' tarzı bir şey duydum. 40-50 saniye sonra peşinden gittim. Ben gittiğimde pencereden sarkık vaziyetteydi. Onu tutmaya çalıştım. Kızarcasına 'Ne yapıyorsun sen?' dedim. Makam koltuğunda oturan Berk'e bağırdım. Tutmaya çalışırken tendonum koptu."

Olaydan bir süre sonra Şule Çet'in nereye düştüğünü görmek için binanın dışına çıktığını, sonrasında yardım çağırmak üzere hastaneye doğru gittiğini kaydeden Aksu, "Çet ile aralarında kesinlikle yakınlaşma olmadığını" söyledi.

Aksu, Çet ile "patron-işçi gibi değil abi-kardeş gibi olduklarını" kaydetti.

Mahkeme heyeti, Aksu'ya olay gecesi Şule Çet'in ev arkadaşına gönderdiği, "Bu adam bana abayı yakmış, Allahım, göndermiyor", "Biliyordum böyle olacağını", "Bırakmıyor" yazılı mesajları sordu.

Aksu, eve gitmek istemeyen Çet'in bahane olarak bunları gönderdiğini iddia etti.

Sorular üzerine ofisteki bardakları olaydan önce yıkadığını, olaydan sonra da hiçbir yeri silmediğini iddia eden Aksu, sanık Berk Akand'ın avukatının, "Şule'nin atladığı yerde bir sehpa var. Onu tutmaya çalışırken, o sehpa nasıl yerinden kaymadı? Üzerindeki tavla nasıl düşmedi?" sorusunu yöneltti.

Sehpanın cama dayalı olmadığını savunan Aksu, Çet'in arkadaşına attığı mesajlara ilişkin yeniden sorulan bir soru üzerine, "Merhumeyle arkadaşının mesajlaşmalarının muhatabı ben değilim." dedi.

Çet ailesinin avukatı Umur Yıldırım, Aksu'nun, Şule Çet'e daha önce saat 02.00 sıralarında attığı mesaj olduğuna işaret ederek, "Gece saat 02.00'de kimse işçisine mesaj atmaz" diye konuştu.

Müşteki avukatlarının bazı soruları üzerine Aksu, "Dedektif gibi soru soruyorsunuz. Olay yeri uzmanı mısınız? Olaydan sonra haklarınızı nasıl helal edeceksiniz, merak ediyorum." diyerek tepki gösterdi.

Bir avukat, dosya içeriğine göre Şule Çet'in düştüğü pencere ile masa arasında boşluk olmadığına işaret ederek, "30-40 santimetre alanda Şule'yi tutmak için mücadele verdim, hatta camı tekmeledim, diyorsunuz. Masayı kaldırmadan tekme atmanız mümkün değil. Masayı düzeltmiş olabilir misiniz?" sorusunu yöneltti.

Aksu, buna "Hatırlamıyorum" yanıtını verdi.

Sanık Berk Akand ise Çağatay Aksu ile üniversiteden arkadaş olduklarını, Şule Çet'i ise olay günü tanıdığını söyledi.

Bazlama üretip sattığını anlatan Akand, olay günü Batıkent ve Eryaman'da bazlama dağıttığı sırada Aksu'nun kendisini telefonla arayarak, akşam buluşmak istediğini aktardı.

Akşam saat 19.00 sularında Çağatay Aksu ile buluşacakları Balgat'taki restorana gittiğini belirten Akand, Aksu'nun restoranda tek başına oturduğunu, beraber içki içmeye başladıklarını, saat 21.00 sularında arkadaşları Mustafa'nın yanlarına geldiğini söyledi.

İlerleyen saatlerde lavaboya gittiğini belirten Akand, tekrar masaya döndüğünde Şule Çet'i gördüğünü, tanıştıklarını ve sohbet etmeye başladıklarını anlattı.

Restoranın kapanış saatine yakın Aksu'nun ofise gidip içki içme teklifinde bulunduğunu savunan Berk Akand, Mustafa'nın teklifi reddettiğini, "Gelin, eğlenmeye devam ederiz." demesi üzerine Çet'in gelmeyi kabul ettiğini bildirdi.

Aksu ve Çet'in aynı araçla restorandan ayrıldığını belirten Akand, savunmasını şöyle sürdürdü:

"Ben de aracımla restorandan ayrıldım. Telefonla arayıp nerede olduklarını sordum. Marketten içki aldıklarını söylediler. Bulundukları yere gittim. Çağatay ile Şule marketten çıkıyorlardı. İçki poşeti Şule'nin elindeydi. Araçlarla plazaya vardık. Plazanın girişinde beni bekliyorlardı. Bir ara Çağatay bizden ayrıldı. Mini buzdolabıyla ilgili güvenlik görevlileriyle konuşmak için gitmiş. Ardından üçümüz plazaya girdik. Plazanın makam odasına geçtik. Bilgisayardan müzik açtık.

Üçlü koltuklarda içkilerimizi doldurduk. İçmeye, eğlenmeye başladık. Videolar çektim. Bir süre sonra içkilerimizi aynı odada bilgisayarın bulunduğu yere taşıdık. Ben bu sırada arkadaşım Pınar'ı yanımıza gelmesi için ikna etmeye çalışıyordum. Pınar gelmek istemedi. Moralim bozuldu. Eğlenirken çektiğim bir videoyu Pınar'a gönderdim. Bir süre sonra makam koltuğuna bilgisayarın başına oturdum. Çok yorgundum. Telefonumu bir köşeye bıraktım. İçim geçer gibi oldu. Uyumamak için direniyordum. Bu sırada Şule'nin yanımdan kalktığını fark ettim. Çağatay da gitti. Ben müzik dinlemeye devam ettim. Bu sırada içim geçmiş."

Bir süre sonra Çağatay Aksu'nun, "Berk, Berk" diye bağırıp kendisini uyandırmaya çalıştığını anlatan Akand, "Gözümü açamıyordum. Işıkların açıldığını fark ettim. Önce müzik kesildi. Bilgisayarın kapanış müziğini duydum. Çağatay'ın ayak seslerini duyuyordum. Oraya buraya koşturuyordu. Şişe sesi, peşi sıra bardak yıkama sesi duydum" diye konuştu.

Ardından Aksu'nun tekrar yanına gelip, "Şule, 'Ben gidiyorum' dedi ve camdan atladı gitti. Hadi biz de gidiyoruz" dediğini aktaran Akand, şöyle devam etti:

"Söylediklerine inanamadım. 'Saçmalama.' dedim. 'Ne saçmalaması' diye parmağını gösterdi. 'Tutarken böyle oldu.' dedi. Şule'nin çantasını gösterdi. Kapıya koştum. Parmağı iyice şişmişti. Çağatay ile Şule aralarında bir şey oldu sandım. Aşağıda güvenlikle karşılaştık. Çağatay 'Hadi gidelim.' diyordu. Sakindi. Güvenlik görevlileri, 'Patlama sesi duyduk. Siz de duydunuz mu?' diye sordu. Patlama sesi duymadığımı söyledim. Bu sırada Çağatay da kayboldu. Telefonla arayıp, 'Neredesin, kız nerede?' diye sordum. Güvenlik görevlilerine, 'Buradan bir kız geçti, gördünüz mü?' diye sordum. 'Evet geçti.' demelerini bekliyordum. Geçmedi deyince daha kötü oldum. İtfaiye, polis ve ambulans geldi. İtfaiye asma kata çıktı. Burada diye işaret verince sinir krizi geçirdim."

Berk Akand, arkadaşı Pınar'a "Burada çok kötü şeyler oldu" şeklinde mesajı saat 02.30 sularında değil, sabaha karşı emniyette gönderdiğini, Pınar'ın kendisine yardım etmesini istediğini söyledi.

Çağatay Aksu'nun, "Şule Çet'i tutmaya çalıştığım sırada Berk'e seslendim." şeklindeki ifadesi hatırlatılan Akand, Aksu'yu duymadığını söyledi.

Akand, soru üzerine Aksu uyandırdıktan sonra şişe ve bardak yıkama sesi duyduğuna emin olduğunu bildirdi.

Sanık savunmalarının ardından duruşmaya öğle arası verildi. Duruşmanın öğleden sonraki bölümünde müştekilere söz verildi.

Şule'nin babası İsmail Çet, kızının vefatından üç yıl önce Gazi Üniversitesi'nde eğitim görmek üzere Ankara'ya geldiğini, ona her ay 500 lira gönderdiğini, ayrıca 400 lira burs aldığını, ekonomik sıkıntısı olmadığını ifade etti. Kızının ilk yıl yurtta, sonraki yıllarda arkadaşlarıyla evde kaldığını aktaran İsmail Çet, sanıklardan şikayetçi olduğunu bildirdi.

Şule'nin ağabeyi Şenol Çet de "Şule ile aram gayet iyiydi. Tatil zamanlarında İstanbul'da yanımızda kalıyordu. Bir iki kere ben de harçlık gönderdim. Sanıklardan şikayetçiyim" diye konuştu.

Şule'nin diğer ağabeyleri Ercan Bıçak ve İbrahim Bıçak da kardeşlerinin boş zamanlarında harçlığını çıkarmak için çalıştığını, ona zaman zaman para verdiklerini ve sanıklardan şikayetçi olduklarını ifade etti.

Duruşmada daha sonra olayın meydana geldiği plazanın güvenlik görevlileri Akif Deniz ve Murat Abalı sırayla "tanık" olarak dinlendi. Deniz, olay gecesi 00.30 sıralarında sanıklar ve Çet'in plazaya geldiğini, devriye atarken saat 03.50 civarında diğer görevli Murat Abalı'nın kendisini arayarak, "Abi bir kütleme oldu" dediğini anlattı.

Etrafa baktıklarını, güvenlik kameralarını takip ettiklerini ifade eden Deniz, ekranda Akand'ı asansör civarında diz çökmüş, elleri saçlarının arasında gördüğünü kaydetti.

Deniz, yanına gittiğinde Aksu'nun, Akand'a "Hadi gidelim" dediğini, kendisinin ise "Hanımefendi nerede?" diye sorduğunu ifade etti. Akand'ın "Çıktı gitti, görmedin mi?" dediğini, onlara gürültü duyduklarından bahsettiklerini anlatan Deniz, daha sonra diğer güvenlik görevlisi Abalı'dan, sanıkların kızın düştüğünü söylediklerini öğrendiğini ve polisi aradıklarını aktardı. Deniz, "O sırada Berk Akand geldi, Çağatay Aksu da aracına bindi, ayrıldı. Berk, telefon açtı, Çağatay'a 'Neredesin şerefsiz? Kız nerede?' dedi. O da 'Tamam geliyorum' dedi." diye konuştu.

Çet'in ev arkadaşı Lilia Trohin ise Şule'yi yaklaşık üç aydır tanıdığını, ev tuttuklarını, kısa zaman da ev arkadaşlığı yaptıklarını anlattı. Olay günü Çet'in, "Çağatay Bey mesaj yazıp duruyor. Ne yapayım? Gideyim mi? Alacaklarım var. Bir de iş görüşmesi yapacağım" dediğini, sanık Aksu'nun "içki içince kendisine asıldığından bahsettiğini" ifade eden Trohin, kendisinin de "Sen bilirsin. O zaman kısa süre otur, seni arayayım. Bağlantımızı kesmeyelim" dediğini aktardı.

Trohin, Çet gittikten sonra, geceleyin konuştuklarında bir sıkıntı olmadığını ifade etti. Sonradan "Allah'ım salmıyor" şeklinde mesaj alınca Çet'e, "Ben gelip seni alayım" diye mesaj gönderdiğini anlatan Trohin, "Cevap yoktu. En son mesajları da gördüm. Ben onu kısa sürede tanıdım, hayat doluydu. Ev kiralayınca birlikte badana yaptık, camlara macun sürdük" diye konuştu.

Olay gecesi sanıklardan Berk Akand'ın telefon açtığı ve mesaj yolladığı Pınar Turgutlu, Akand ile üniversitede tanıştıklarını, ancak olaydan 10 gün öncesine kadar görüşmediklerini ifade etti. Akand'ın, geceleyin kendisini plazaya davet ettiğini, yanında arkadaşları olduğunu söylediğini anlatan Turgutlu, ancak ertesi gün işi olduğu gerekçesiyle bunu reddettiğini kaydetti.

Akand'ın kendisine videolar attığını, birinde Aksu ve Çet'in görüntülerinin de olduğunu, Akand'ın aramaları sıklaşınca telefonu kapattığını söyleyen Turgutlu, sabahleyin, Akand'ın 02.30 sıralarında "Çok kötü şeyler oldu", sabah saatlerinde ise "Beni ara" ya da "Bana dön" şeklinde attığı mesajlarını gördüğünü ifade etti.

Tarafların avukatları Turgutlu'ya, "Çok kötü şeyler oldu" şeklindeki mesajın 02.39'da geldiğini, buna karşın arama kayıtlarına göre bu saatten sonra Akand ile telefon görüşmeleri bulunduğuna dikkati çekti. Akand'ın avukatları, müvekkillerinin söz konusu mesajı sabah saatlerinde yolladığını söylediğini belirtti.

Çet ailesinin avukatı Umur Yıldırım, kayıtlara göre Turgutlu ve Akand'ın 21 dakika görüştükten sonra 02.37'de telefon görüşmesini kestiklerini, sonra 02.39'da Akand'ın "Çok kötü şeyler oluyor" diye mesaj attığını kaydederek, "Devamında da mesajlaşma var. Tanık, 'Ben gece uyudum ve sabah gördüm' diyor. Oysa uyanıktı" dedi.

Turgutlu ise mesajı sabah gördüğüne ilişkin beyanını tekrarladı. Çet ailesinin avukatı Yıldırım, dosya kapsamına göre, gece 01.50 ile 02.30 arasında bütün sanıkların internet girişlerinin kesildiğini, bu sıralarda Şule'ye tecavüz edildiğini kaydederek, Şule Çet'in ne zaman ve neden öldüğünü anlamaya çalıştıklarını ifade etti.

Sanıklardan Çağatay Aksu ise "Kesinlikle Şule intihar etmiştir. Tedavi görmüştür. Kanında intihar etken maddesi vardır. Tahliye istemiyorum, beraat istiyorum" diye konuştu. Sanıklardan Çağatay Aksu'nun avukatı Levent Ekmen, dosyanın sosyal medyada çarpıtıldığını savundu. Şule Çet'in majör depresif olduğunu ve ilaç kullandığını savunan Aksu, "Şule Çet, atlayan bir kişinin görüntüsünü sosyal medyada paylaşmış. Altına da 'Modum' yazmış. İntiharının şeklini bile göstermiş" ifadelerini kullandı.

Müvekkilinin tahliyesini isteyen avukata Şule'nin babası İsmail Çet, "Senin kızın olsaydı bunu kabul eder miydin?" diyerek tepki gösterdi.

Berk Akand'ın avukatlarından Hüseyin Ayan, müvekkilinin bir taraftan bazlama yapıp sattığını, bir yandan da mali müşavirlik sınavına hazırlandığını belirterek, "Müvekkilim cezaevine girdi, işletmesi kapatıldı, araçlarının üzerinde haciz var. Eksik soruşturmalar, yanlış değerlendirilen deliller ve sosyal medya baskısıyla hazırlanan iddianame nedeniyle müvekkilim mağdur durumda. Müvekkilim en başından beri 'Ben bu odaya hiç girmedim' diyor. Bu odaya girmeden, varsa tecavüz ve aşağıya atma durumu, müvekkilimin bunları yapması söz konusu değil" diye konuştu.

Akand'ın diğer avukatı İskender Fatih Balkış da olayın tek tanığı olan müvekkilinin sonradan sanık haline getirildiğini öne sürdü ve "Benim müvekkilim için adalet zulmün temeli haline gelmiştir." dedi.

Müvekkilinin kovuşturma ve soruşturma aşamasında tüm samimiyetiyle doğruları anlattığını ve soruşturmanın bu aşamaya gelmesini sağladığını ifade eden Balkış, "Benim müvekkilim olayın meydana geldiği odaya girmemiştir. Diğer sanık Çağatay Aksu da müvekkilimin olayın gerçekleştiği yere girmediğini ifade etmiştir. Müvekkilim bu olayın tek tanığıyken sanık konumuna getirilmiştir. Müvekkilim açısından toplanacak delil kalmadı. Toplanacak deliller de benim müvekkilimin etki edebileceği deliller değil" diye konuştu.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı avukatı da sanık beyanlarını kabul etmediklerini, şikayetlerinin devam ettiğini söyledi.

Avukatların ardından söz verilen duruşma savcısı, Çet'in vücudunda çok sayıda yara ve sıyrık izi bulunduğunun bildirildiğini, bunların tamamının düşme sonucu olup olamayacağı, düşmeden önce mağdurun herhangi bir darba maruz kalıp kalmadığına dair rapor alınmasını talep etti.

Savcı, sanıkların tutukluluk halinin devamını istedi.

Müzakereden sonra ara karar açıklayan mahkeme heyeti, düşmeden önce mağdurun herhangi bir darba maruz kalıp kalmadığına ilişkin rapor alınmasına hükmetti. Çet'in tırnaklarında bulunan Akand'a ait DNA örneğinin, avukatların iddia ettiği gibi el sıkışma veya el ele tutuşup halay çekmeyle geçip geçmeyeceğinin ortaya çıkarılması için İstanbul Adli Tıp Kurumundan rapor talep eden heyet, Berk Akand ile Pınar Turgutlu arasındaki telefon irtibatına ilişkin de rapor hazırlanmasına karar verdi.

Sanıkların tutukluluk halinin devamına hükmeden mahkeme heyeti, davayı 15 Mayıs'a bıraktı.

Ne olmuştu?

Ankara’da Gazi Üniversitesi Tekstil tasarımı öğrencisi Şule Çet (23),29 Mayıs 2018’de saat 04.00 sıralarında lüks plazanın 20. katından düşerek hayatını kaybetti.

Olayın ardından Çağatay Aksu ve Berk Akand gözaltına alındı. İlk ifadelerinin ardından Aksu ve Akand serbest bırakıldı.

Ancak soruşturma derinleştikçe olayın cinayet olabileceği ve Çet’in cinsel saldırıya uğradığının ortaya çıkması üzerine iki şüpheli tekrar tutuklandı.

Bu haber 253 defa okunmuştur.
Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...    
  Toplam yorum 0   Onay bekleyen 0  


Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

  Bu kategorideki diğer haberler


Tecavüz edilip, Plazanın 20. katından atılan üniversiteli Şule Çet davası başladı

İşsiz olan inşaat mühendisi, hayatına son verdi

Seks yaparken penisi kırılan adam: Durması için dua ediyordum...
»  Nazire Dedeman hayatını kaybetti 
»  Boşanma aşamasındaki eşini, sokak ortasında öldürdü
»  Öldürülen eşinin yerine işin başına geçti, rekor satış yaptı
»  80 yaşındaki rahip, 25 yaşındaki gençle evlendi
»  Burun ameliyatı sonrası komaya giren Leyla, hayatını kaybetti
»  Gaziantep’te damat dehşeti! 5 kişiyi öldürdü
»  18 yaşındaki Tuğçe'yi uyurken öldüren babası tutuklandı
»  7 yıldır haber alınamayan Seher'i öldürdüğü iddia edilen kardeşine gözaltı
»  Eksi 15 derecede Munzur Çayı'nda yüzdüler
»  Antalya'da ormanda genç kıza 'işkence'ye 6 gözaltı
»  Kaçırıldığı iddia edilen Burcu, devlet korumasına alındı
»  28 yıllık adaletsizlik; Bir hayat böyle çalındı
»  İsveç'te hamile siyah kadını metrodan sürükleyerek çıkaran görevlilere öfke
»  Ne kar ne tipi İngilizleri durduramadı
»  3 çocuğunu raylara bıraktı
»  Merve Tula: Eşim bana tecavüz etti!
»  Funda: Eşim ölümle tehdit ediyor, yardım edin
»  Boşanma aşamasındaki eşini yüzüne kafa atıp, dövdü
»  Ecem'in sırları günlüğüyle ortaya çıktı
»  Uludağ gençlik festivali eksi 15 derecede başladı
»  Barda genç kadını öldürüp, intihar etti
 

 
 
Erdoğan ‘erken seçime hayır’ derse, Bahçeli ittifakı bozar mı?
 
Zülfikar DOĞAN
 
 
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Bülent Ecevit'e minnettar
 
Duransel DOĞAN
 
 
Eşsiz Önder ATATÜRK!..
 
Talat SARAL
 
 
Epifiz Bezini En Çok Aktive Eden Madde Olan Manna
 
Yaşar ÖZKAN
       
  5,3199   6,0382  
       
  102.494,000   226,9880  
  Ankara
Perşembe Cuma Cumartesi
-1 / 5 °C -2 / 2 °C -5 / 0 °C
31 Mart 2019 Yerel Seçimleri’nde İstanbul Büyükşehir Belediye’sinde hangi partinin adayına oy vermeyi düşünüyorsunuz?
Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti)
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)
Vatan Partisi
Hiçbiri
 Sonuçları göster     Tüm anketler   
30/10/2019 30/10/2019
03-08-09-11-19-44 02-09-11-19-31-11
31/10/2019 28/01/2019
10-13-30-31-48-50 02, 04, 05, 08, 10, 19, 23, 33, 34, 36, 45, 48, 49, 53, 54, 58, 59, 61, 62, 69, 78, 79
Koç 21 Mart - 20 Nisan
Bugün oldukça aktif bir yapı sergiliyorsunuz. Henüz oluşturamadığınız olayların alt yapısı üzerinde çalışmalar yapıyorsunuz. ...
 
 
         
         
  Kor Haber'de yayınlanan içerik kaynak belirtilmeden kullanılamaz.  Kaynak belirtilerek yayınlanan içerik ilgili kaynağa aittir ve kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma aittir. Başka kaynaklardan alınan içerik ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Kor Haber sorumlu tutulamaz.   RSSiGoogle'a EkleFacebook'ta Korhaber