19 Şubat 2019 Salı   |   Giriş sayfam yap   |   Favorilere ekle   |   Gazete Manşetleri   |   Künye   |   İletişim   |   Sitene haber ekle   |   RSS    Üye Ol    Şifremi Unuttum
Üye Girişi
Taştekin; Suriye denkleminin en büyük kaybedeni Türkiye
Taştekin; Suriye denkleminin en büyük kaybedeni Türkiye
 
12 Şubat 2019 Salı - 02:49
Kategori Siyaset
210 Okunma 0 Yorum
Paylaş  Facebook Google TwitThis StumbleUpon del.icio.us Reddit NewsVine Ma.gnolia Technorati Digg Mixx
 E-posta ile gönder Yazdır
Yazı Boyutu
Fehim Taştekin: Kürtler, özerk yapılarını koruyarak Esad’la müzakere yapmalı

2019, İran İslam Devrimi’nin 40. Yılı. 40 yıldır İran, dünyanın devleriyle kavga ediyor. Gazeteci Fehim Taştekin, İran’daki devrimin Ortadoğu haritasını şekillendirdiğini ancak bunun sanıldığı gibi Şii-Sünni kamplaşması olmadığına dikkat çekiyor. Taştekine’e göre kamplaşmanın merkezinde eksenler var.

Suriye iç savaşında da belirleyici rolü olan İran, kendi içindeki iç çelişkilere rağmen bölgedeki etkinliğini koruyor. Peki Türkiye? Suriye savaşının en büyük kaybedeni olarak gösterilen Türkiye, Cumhurbaşkanı Erdoğan aracılığıyla Kuzey Suriye’ye yönelik söylemlerini yumuşatmış vaziyette.

Taştekin bunun nedenini, ABD ve Rusya’dan beklenen desteğin alınmaması olarak yorumluyor. Ancak Türkiye’nin bu desteği almaması, Kürtlerin pozisyonunun güçlendiği anlamına da gelmiyor. Taştekin’e göre ABD’de Kürtler aleyhine oluşan olumlu hava, hiçbir şeyin garantisi değil ve Kürtlerin yapması gereken özerk yapılarını koruyup, müttefiklik ilişkilerini muhafaza ederek, Şam’la müzakere yapmak. Elbette Rusya’nın garantisi altında.

SDG’nin IŞİD’e karşı operasyonu bitirmeye ve kesin zaferini ilan etmeye hazırlandığı bugünlerde başta Suriye olmak üzere bölgede neler olup bittiğine dair şunları söylüyor Taştekin:

“Erdoğan son haftalardaki demeçlerinde tampon bölge oluşturma ısrarından vazgeçtiği izlenimi veriyor. ‘Bir gece ansızın gireriz’, ‘operasyon yakın zamanda başlayacak’, ABD’ye iki hafta daha süre verip sonra kendi işimize bakarız’ tarzında tarih verircesine kesin deklarasyonlar tekrarlanmıyor. Bunun nedeni hem Rusya hem de ABD ile müzakerelerin Ankara’nın istediği tarzda bir tampona geçit vermeyeceğinin görülmüş olmasıdır.

Trump yönetimi üzerinde Kürtlerle ilgili ciddi bir baskı oluştu. Haliyle Ankara’nın istediği yönde bir plana ortak olmaları zorlaştı. Rusya ile müzakerelerde de Rusların en fazla Türkiye ordusu ile Suriye ordusunun sınırın güvenliğini ortaklaşa sağlaması yönünde bir esneme söz konusu. Rus yetkililer ve Rus medyası Türkiye’nin tek taraflı tampon bölge oluşturmasının söz konusu olmadığı mesajını verip duruyor.”

“Kürtler açısından ABD’nin sözlü garantilerine rağmen durum hala çok nazik. ABD Kürtlere Şam’la görüşmeyin diyor ama alternatif olarak şu ana kadar ortaya somut bir şey getirmiş değil. Fransız ve İngilizlerin saha unsuru olarak devreye sokulmasına dönük müzakerelerden bir şey çıkmadı. Amerikalıların mevcut durumda en fazla söyledikleri Irak’a çekiliriz oradan duruma müdahale ederiz. Bu garanti Kürtler açısından yüzde 100 garanti değil. Amerikalılar çekildiğinde sahadaki dengeler hızlıca değişebilir. Rakka’da Suriye Demokratik Güçleri’ne yönelik aşiretlerden gelen tepkiler olacaklarla ilgili basit bir göstergedir. Kürtler Şam’la müzakerelerden kaçınırsa, bedel olarak Kürtlerin masaya konulduğu Türkiye-Suriye yakınlaşması bir seçenek olarak devreye girebilir. Gerçi Suriye’deki siyasal akıl, Kürtleri Türkiye’nin istediği şekilde ezme düşüncesine sahip değil. 2011’den bu yana Suriye’nin kuzeyinde gelişen süreçte bu stratejik tercihin etkisini görüyoruz. Türkiye, Kürtlere herhangi bir düzeyde statü verilmemesini Şam’la diyalogun ön şartına dönüştürüyor.”

“Amerikan güvencesi tartışmalıyken ve Türkiye’nin pozisyonunda esneme olmazken Kürtlerin önünde tek seçenek kalıyor: Kendi öz potansiyellerine yaslanarak ve özerk yapılanmada yanlarına aldıkları farklı etnik yapılarla ortaklığı koruyarak, Rusya’nın garantörlüğünde Şam’la müzakeredir. Kürtler bu seçeneği Amerika’nın sözlü taahhütlerine güvenerek dışlayamaz.”

“İran İslam Devrimi bölgedeki siyasal haritayı etkiledi. Tartışmalarda mezhebi söylem öne çıksa da, stratejik tercihler ve geliştirilen ittifaklar bir Şii-Sünni çatışması üzerine değil, eksenler arası kamplaşmaya göre şekillendi. Amerikan müttefikliğinde İran’ın yerini Mısır aldı. İran’ın ilişkiler ağında Amerikan ve İsrail karşıtlığı belirleyici oldu. Amerikan müttefikleri de devrimci İslami bir ideolojinin siyasal alternatif olarak karşılarına çıkmasından korktu. Bu kamplaşmayı mezhepsel zemine indirgersek yanılırız. Söz gelimi İran’ın Filistin’de desteklediği örgütler ya Sünni ya da Filistin Halk Kurtuluş Cephesi gibi Marksist.”

AHVALNEWS

 

Bu haber 210 defa okunmuştur.
Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...    
  Toplam yorum 0   Onay bekleyen 0  


Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

  Bu kategorideki diğer haberler


MHP'li Yalçın: İki lider şer ittifakının ön plana çıktığı her ili tekrar görüşecek

Engin Altay: Damadın beceriksizliği, vatandaşı domates, patlıcan kuyruklarına düşürdü

CHP’nin yeni genel sekreteri belli oldu
»  Kılıçdaroğlu’nun basın danışmanı Konuralp Adalar’a 1. sıra meclis üyesi oluyor
»  CHP’ye ihtarname: Kritik bazı ilçelerde adaylar düşebilir
»  HDP'li vekillerin Leyla Güven protestosuna polis engeli
»  Erdoğan: Tanzim satışlarıyla fiyatlar yarı yarıya indi
»  Gürsel Tekin; Hiç bir koltuk başarısızlık üzerine kurulmaz, liyakatı savunan CHP adaylarda liyakatı önemsemedi
»  CHP gerçekten "derman" olacak mı?
»  Özhaseki: Ankara'ya güzel hizmetler yapacağımıza inanıyoruz
»  Soylu: FETÖ'ye yönelik büyük bir operasyona hazırlanıyoruz
»  Mehmet Fatih Bucak: Yanlış anlaşıldım
»  Erdoğan: Halde terör estirenlerin işini bitireceğiz
»  Bahçeli'ye hediye; 150 yıllık, altın kaplama saat
»  Cumhurbaşkanından müjde; “Kitap, dergi, gazetede KDV yok”
»  Saadet Partisi'nin İstanbul adayı açıklandı
»  İmamoğlu; "1 Nisan'da AKP'li belediye başkanları iyi ki bu adam seçilmiş diyecek çünkü..."
»  SP'den AKP'ye; "Ruh çağırmakla 94 ruhu gelmez"
»  Kılıçdaroğlu yerel seçim bildirgesini açıkladı, Erdoğan’a sordu
»  HDP'li Temelli: İnsanca yaşam için insanca ücret politikası
»  CHP'nin İstanbul'daki tek kadın adayı Emel Bilenoğlu projelerini açıkladı
»  Yıldırım: bu mübarek şehre borcum var
»  Karamollaoğlu: Türkiye'nin bir beka problemi yok
»  Cumhurbaşkanı Kartal’da enkaz alanında
 

 
 
Erdoğan ‘erken seçime hayır’ derse, Bahçeli ittifakı bozar mı?
 
Zülfikar DOĞAN
 
 
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Bülent Ecevit'e minnettar
 
Duransel DOĞAN
 
 
Eşsiz Önder ATATÜRK!..
 
Talat SARAL
 
 
Epifiz Bezini En Çok Aktive Eden Madde Olan Manna
 
Yaşar ÖZKAN
       
  5,3102   5,9926  
       
  101.166,800   227,0420  
  Ankara
Salı Çarşamba Perşembe
-1 / 5 °C -2 / 2 °C -5 / 0 °C
31 Mart 2019 Yerel Seçimleri’nde İstanbul Büyükşehir Belediye’sinde hangi partinin adayına oy vermeyi düşünüyorsunuz?
Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti)
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)
Vatan Partisi
Hiçbiri
 Sonuçları göster     Tüm anketler   
30/10/2019 30/10/2019
03-08-09-11-19-44 02-09-11-19-31-11
31/10/2019 28/01/2019
10-13-30-31-48-50 02, 04, 05, 08, 10, 19, 23, 33, 34, 36, 45, 48, 49, 53, 54, 58, 59, 61, 62, 69, 78, 79
Koç 21 Mart - 20 Nisan
Bugün oldukça aktif bir yapı sergiliyorsunuz. Henüz oluşturamadığınız olayların alt yapısı üzerinde çalışmalar yapıyorsunuz. ...
 
 
         
         
  Kor Haber'de yayınlanan içerik kaynak belirtilmeden kullanılamaz.  Kaynak belirtilerek yayınlanan içerik ilgili kaynağa aittir ve kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma aittir. Başka kaynaklardan alınan içerik ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Kor Haber sorumlu tutulamaz.   RSSiGoogle'a EkleFacebook'ta Korhaber