14 Kasım 2018 Çarşamba   |   Giriş sayfam yap   |   Favorilere ekle   |   Gazete Manşetleri   |   Künye   |   İletişim   |   Sitene haber ekle   |   RSS    Üye Ol    Şifremi Unuttum
Üye Girişi
Türk Avukatın AB ile VİZE savaşında dev başarısı!
Türk Avukatın AB ile VİZE savaşında dev başarısı!
 
18 Temmuz 2011 Pazartesi - 11:40
Kategori Özel Haber
15594 Okunma 1 Yorum
Paylaş  Facebook Google TwitThis StumbleUpon del.icio.us Reddit NewsVine Ma.gnolia Technorati Digg Mixx
 E-posta ile gönder Yazdır
Yazı Boyutu
Türkiye’nin AB ve Uluslararası davalarda önde gelen tanınmış Avukatlarından, Dr. Yavuz Selim Sarıibrahimoğlu, Türk vatandaşlarına uygulanan vizeye karşı hukuk mücadelesinde yeni bir başarıya daha imza atarken, dilekçe hakkı konusunda da Avrupa Parlamentosu’nda mücadeleyi kazandı.
KORHABER ÖZEL/Duransel DOĞAN-Zülfikar DOĞAN
Sarıibrahimoğlu Hukuk Bürosu Schengen Vize Tüzüğü’nün iptali için verdiği hukuk mücadelesinde Avrupa Parlamentosu’nu (AP) da devreye sokmayı başardı.
AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barosso’ya ocak ayında yazdığı kapsamlı mektupta Roma ve Ankara Antlaşmaları ile Gümrük Birliği Antlaşması’nın Türkiye ve Türk Vatandaşlarına tanıdığı hukuki haklar ve taahhütleri kapsamlı bir şekilde hukuki temellere dayandıran Yavuz Selim Sarıibrahimoğlu, Avrupa Parlamentosu’na da başvurarak konunun değerlendirilmesini, kazanılmış hakların iadesini talep etti.
20 Haziran’da AP Genel Sekreter Yardımcısı Francesca R. Ratti tarafından Sarıibrahimoğlu’na verilen yanıtta, dilekçenin 649/11 dosya numarası ile kabul edilerek işleme konulduğu, resmi yanıtın ve süreçle ilgili prosedüre yönelik bilgilerin ise en kısa sürede iletileceği bildirildi.
Anlaşmaya aykırı tüzük olur mu?
Avukat Selim Sarıibrahimoğlu, AB Komisyonu Başkanı Barosso, AP Başkanı Jerzy BUZEK, AP Sosyalist Grubu Genel Sekreteri Philip Cordery, Genişlemeden Sorumlu Bölüm Başkanı Thomas Grunert, AP Liberal-Demokrat Grup Başkanı ve AP Başkan Yardımcısı Diana Wallis, Dış Poliitikalar Genel Direktörü Luis Marco Aguiriano Nalda ve pek çok üst düzey AB-AP yetkilisi ile tüm Avrupa Parlamentosu üyelerine kapsamlı belgeler içeren vize tüzüğü iptali başvurusunu iletti.
Sosyalist ve Liberal Demokrat Grup Başkanları ile AP Başkan Yardımcısı Wallis başvuruya yanıt verirken Sarıibrahimoğlu’nun gündeme getirdiği hukuki gerekçelere, öne sürdüğü tezlere katıldıklarını ve başvuruyu desteklediklerini belirten ifadeler kullandılar.
Sarıibrahimoğlu Hukuk Bürosu AB Mahkemesine Schengen Vize Antlaşmasına bağlı olarak çıkartılan 530/2001 sayılı tüzüğün iptali için daha önce dava açtı.
Söz konusu tüzüğün ekinde yer alan düzenlemelere göre Vize Uygulanacak Ülkeler Listesi E-1 ve vize uygulanmayacak ülkeler ise Ek-2 listelerinde düzenlendi.
Bu çerçevede Türkiye, vize uygulanacak ülkeleri içeren Ek-1 listesine konuldu.
Sarıibrahimoğlu davada Ek-1 listesinin ve çıkartılan tüzükte Türkiye’ye yönelik yer alan düzenlemelerin, Ankara, Roma ve Gümrük Birliği antlaşmalarına aykırı olduğunu savundu.
AB Birinci Derece Mahkemesi bu davaya ilişkin olarak  2008 yılında verdiği kararda Türkiye’nin Schengen Vize Antlaşması çerçevesinde çıkartılan 539/2001 sayılı tüzüğe iki aylık yasal süresi içerisinde “itiraz” hakkını kullanmadığı için tüzüğün kesinleştiği, dolayısıyla da tüzük ekinde yer alan “Vize Uygulanacak Ülkeler” listesini içeren Ek-1’den Türkiye’nin çıkartılması talebinin uygulanamayacağını bildirdi.
Oysa Türkiye-AB ilişkilerinin 58 yıllık geçmişini düzenleyen Ankara ve Roma antlaşmalarının yanı sıra 1996 tarihli Gümrük Birliği antlaşması da emeğin, sermayenin serbest dolaşımı konusunda kapsamlı düzenlemeler ve taahhütler içeriyor.
Örneğin Ankara antlaşmasının 12. maddesinde tarafların işçilerin Roma antlaşmasında düzenlenen işçilerin serbest dolaşımıyla ilgili maddesine uyma konusunda mutabakata vardıkları ve taahhüt altına aldıkları yer almakta.
Buna bağlı olarak imzalanan Katma Protokol’de de 36. Maddede yer alan ifadeler doğrultusunda “İşçilerin serbest dolaşımının Ankara antlaşmasının yürürlüğe girmesinden itibaren 22 yıl içerisinde, dolayısıyla en geç 1986 yılına kadar aşamalı bir şekilde hayata geçirileceği” yer alıyor.
Katma Protokol’ün 41. Maddesinde ise tarafların “Hizmetlerin serbest edinimi ve Yerleşim hakkı” konusunda yeni ve ilave kısıtlamalara gitmemeyi taahhüt ettikleri vurgulanıyor.
Bütün bu açık ve net taahhütlere karşın bugüne kadar uygulamada tam tersi biçimde Türk vatandaşlarına, giderek artan kısıtlamalar, sınırlamalar, ağır vize koşulları devreye sokulmuş durumda.
Yavuz Selim Sarıibrahimoğlu, “ Her şey bu kadar net ve açıkken, temel hukuki metinler olan Ankara, Roma Antlaşmaları, Gümrük Birliği Antlaşması, Katma Protokol ortada dururken, Schengen Vize Antlaşmasına dayandırılan tüzüğün hukuki geçerliliği olmadığı gibi Türkiye’nin yer aldığı Ek-1 listesinin de iptali gerekir. Çünkü belirtilen anlaşmalarda yer alan düzenlemelerle Türk işgücüne serbest dolaşım hakkı zaten verilmiş durumdadır.
Kaldı ki, Türkiye Schengen ülkeleriyle tek tek vizelerin yumuşatılmasını görüşmek yerine tümüyle enerjisini bu tüzüğün iptaline odaklamalıdır. Nedenine gelince, hukuki normlar hiyerarşisine göre Roma Antlaşmasının ayrılmaz parçası, tamamlayıcısı olan Ankara antlaşması, ardından imzalanan Katma Protokol vb. tüm bu metinler normlar hiyerarşisinde tüzüğün üzerindedir. Yani Ana metne, antlaşmaya aykırı TÜZÜK OLAMAZ!” diyor.
Türkiye’nin Schengen Vize antlaşmasına dayandırılan 539/2001 sayılı tüzük ve Ek-1 listesine 2 aylık zaman aşımı süresinde itiraz etmemesi ve bu nedenle tüzüğün kesinleştiği yönündeki AB İlk Derece Mahkemesi’nin kararını da değerlendiren Sarıibrahimoğlu;
“Tüzüğün iptali için açtığımız davada ayrıca tüzüğün uygulanması nedeniyle doğan zararlardan ötürü dava açma hakkımızı saklı tuttuk.  Mahkeme Türkiye’nin serbest dolaşım ile ilgili haklarını AB hukukuna göre ortadan kaldıran Schengen Vize Antlaşmasının Mart 2001’de çıktığını, Dışişleri Bakanlığı, resmi makamlar, STK’lar, sanayi odaları, ticaret odaları vb. kurumların Haziran ayına kadar olan itiraz süresi içinde itiraz etmediklerine atıfta bulunup tüzüğün kesinleştiğini söylüyor. Türkiye, Dışişleri, resmi makamları, odalar, borsalar o dönemde durumu iyi irdeleyememişler, olasılıkları fark edememişler, süreci kaçırmışlar.” dedi.
Hukuki çözüm, hak arama yolları tükenmiş değil
Bütün bu gelişmelere ve ortadaki fiili duruma rağmen, artık topluma mal olmuş hukuk mücadelesini sürdüren Sarıibrahimoğlu, son olarak AB Hukuku, AB İşleyişi, Kurumları, Ombudsmanlık uygulaması AB Komisyonu, Avrupa Parlamentosu’nun fonksiyonlarını ve AB hukukunda yer alan “Dilekçe Hakkını” da (Madde 227) devreye sokarak yeni bir girişim ve süreç başlatmış durumda.
AB Komisyonu Başkanı Barosso’dan, AP Başkanı Buzek, Başkan Yardımcısı Wallis, Genel Sekreter Yardımcısı Francesca Ratti’ye kadar pek çok AB-AP yetkilisini dilekçe ve mektup bombardımanına tutan Sarıibrahimoğlu, tüm bu süreci ve Türkiye’nin haklılığını, Türkiye’ye uygulanan “çifte standartın” AB hukuku ve antlaşmalara aykırılığını adeta tüm AB’ye anlatma mücadelesi veriyor.
AB üyesi olmadan önce Hırvatistan’a tanınan “vize muafiyetini” kapsamlı örnekleriyle mektup ve dilekçelerinde anlatan Sarıibrahimoğlu son olarak halen AB üyesi olmayan Bulgaristan ve Romanya’ya tanınan Schengen ülkelerine 3 ay vizesiz seyahat etme uygulamasının da Türkiye’nin kazanılmış haklarına karşın, haksız bir uygulama olduğunu, dolayısıyla da Schengen Tüzüğünün mutlaka iptalini savunuyor.
AB-AP makamlarından ilk aşamada “Dilekçe Hakkının” AB üyesi ülkelerin vatandaşları ile AB ülkelerinde “ikamet edenlere” tanınan bir hak olduğu yanıtını alan Sarıibrahimoğlu, burada da hukuk mücadelesinden ve ısrarla yazmaktan kaçınmayarak sonunda haklılığını kabul ettirmiş durumda.
Ocak ayından bu yana Türkiye için sürdürdüğü VİZE UYGULAMASININ İPTALİ mücadelesine ve yazışmalara sonunda AP yönetiminden destek mesajı geldi ve dilekçe kayda alındı.
AP Genel Sekreter Yardımcısı Francesca R. Ratti tarafından 20 Haziran’da Selim Sarıibrahimoğlu’na verilen yanıtta, başvurunun 649/11 sayılı başvuru dosyası girişiyle işleme konulduğu, 28 AB üyesi ülkenin değerlendirmelerinin alınacağı ve bu konudaki resmi kapsamlı bilginin en kısa sürede ulaştırılacağı kaydediliyor.
Avukat Yavuz Selim Sarıibrahimoğlu, AB makamlarına karşı sürdürdüğü hak-hukuk mücadelesinde yeni bir süreçte, farklı bir aşamaya gelmenin başarısını Türkiye adına elde etmiş durumda. Ancak ilgili resmi makamların ve özellikle sivil toplum kuruluşları, işadamı örgütleri, oda ve borsaların kendilerinin bu mücadelesine destek ve katkılarını bekliyor.
Ege Bölgesi Sanayi Odası’nın (EBSO), işçilerin, sermayenin, hizmetlerin serbest dolaşımı, vize tüzüğünün iptali, Türkiye’nin vize uygulanacak ülkeleri kapsayan Ek-1 listesinden çıkartılması mücadelesinde kendilerine destek ve moral verdiklerini kaydeden Sarıibrahimoğlu;
“Halen hukuki çözüm yolları mevcut. Roma Antlaşması’nın ayrılmaz bir parçası olan Ankara Antlaşması AB ilişkilerinde hem Türkiye, hem AB açısından belirleyici, bağlayıcı TEMEL METİN. Dolayısıyla temel metne aykırı bir düzenlemenin, tüzüğün olamayacağı aşikâr. Bu daha öncede belirttiğim gibi hukuktaki normlar hiyerarşisine aykırı. Burada yapılması gereken, tüzüğün ve Ek-1 listesinin geçerli olamayacağının, bu durumda da zamanaşımı gerekçesinin geçerli olmadığının iddia edilmesi, savunulmasıdır ki, doğru ve haklı bir iddiadır, savunmadır. Kaldı ki Ankara antlaşmasının, Roma antlaşmasının ayrılmaz bir parçası olduğu yönünde hiçbir tartışma yoktur. Hatta bu durum çeşitli AB Mahkeme kararları ile de sabittir.” dedi.
EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar Sarıibrahimoğlu Hukuk Bürosu’nun AB Komisyonu Başkanı Barosso ve AP nezdinde yürüttüğü hukuk mücadelesine destek verdiklerini belirtirken yapılan antlaşmada verilen taahhütlerin AB tarafından yerine getirilmediğinden yakındı.
Yorgancılar, küreselleşen dünya ekonomisinde emek ve sermayenin serbest dolaşımı önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini vurgularken; dış ticaretinin yüzde 50’den fazlasını AB ülkeleri ile yapan Türkiye’ye yönelik vize uygulamasında en çok mağdur olan kesimlerden birisinin sanayiciler ve işadamları olduğunu söyledi. Yorgancılar, Yavuz Selim Sarıibrahimoğlu’na Schengen Vize Tüzüğünün iptali, ve dilekçe hakkı için yürüttüğü hukuk mücadelesinde desteğini bildirdi.
Zararların tazmini de gündemde
2001’den beri uygulamada olan Schengen Vize Antlaşması ve buna dayalı tüzükle Ek-1 listesinin iptali talebinin yanında, geçen uygulama süresi boyunca uğranılan zararın tazmininin de talep edilmesinin olanaklı olduğunu kaydeden Sarıibrahimoğlu;

“Türkiye’nin sürekli ve halen devam eden bir zararı söz konusu. AB hukuku kapsamında zarar talebi için öngörülen 5 yıllık zamanaşımı süresi burada kanımca söz konusu olamaz. Dolayısıyla da 5 yıllık zamanaşımı süresinin söz konusu olmadığı bu koşullar, başvuru için de bir engel teşkil etmez” diye konuştu.

Haberin Almanca Metni İçin Tıklayınız

Haberin İngilizce Metni İçin Tıklayınız

Bu haber 15594 defa okunmuştur.
Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...    
  Toplam yorum 1   Onay bekleyen 0  


Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.
 
Schengen vizesi
19 Temmuz 2011 Salı 21:12
Evet 5 yıllık zaman aşımı nedeniyle başvuru reddedilmiş ancak,zarara uğrayanın tazminat alma hakkı için zaman aşımı süresi olmadığınan tazmin istemi görüşülecektir.
Katılıyorum  Katılmıyorum  
Puan verilmemiş
  Bu kategorideki diğer haberler


Sarıibrahimoğlu'ndan ekonomiye farklı bir bakış!

Prof. Basa:'Türkiye Nereye Gidiyor?'

Dünya Medeniyetler Kraliçesi “Türkiye” adayı Tuğçe
»  Dünya Medeniyetler Kraliçesi Ankara’da seçiliyor.
»  Seçim 2011 Oy Kullanma Rehberi
»  Küresel ekonomi için kritik IMF tespiti
»  “Ananı da al git!” diyen Başbakandan EDEP dersi!
»  Çılgın Proje’ye TEPKİLER yağıyor!
»  Celal Atik’i ölümünün 32. yılında anıyoruz
»  Sağlıklı Hayatın Kaynağı: Radyasyonsuz KEFİR
»  KEV’nın mutlu ve başarılı gençleri buluştu!
»  KARDEMİR’de Sarı Sıcak Emek
»  MEY, Rakı diye İspirto mu satıyor?
»  Fotoğrafların dili olsaydı…
»  Libya Petrolü – BOP'ta 2. Perde!
»  CMK 102’ye bir de böyle bakın!
»  İntes Başkanı Koçoğlu HAVA TAŞIMACILIĞINA öncelik istedi
»  Kuzey Irak Pınar Köksal`ın nağmeleriyle inledi
»  DP`den, MHP ve CHP`ye SANDIK NÖBETİ çağrısı!
»  Bir röportajın ETİK ve NAKİT değeri!
»  Aman, aman! O`nun adı Halil Posbıyık, ona göre!
»  Uzay`ın gizemlerinden küllenen o ışık
»  Başkentin göbeğinde, bombalı paket dehşeti!
»  Haymana`lı öğrenciler HAYALLERİYLE 800 okulu geride bıraktı!
 

 
 
Erdoğan ‘erken seçime hayır’ derse, Bahçeli ittifakı bozar mı?
 
Zülfikar DOĞAN
 
 
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Bülent Ecevit'e minnettar
 
Duransel DOĞAN
 
 
Eşsiz Önder ATATÜRK!..
 
Talat SARAL
 
 
Epifiz Bezini En Çok Aktive Eden Madde Olan Manna
 
Yaşar ÖZKAN
       
  5,4619   6,1927  
       
  92,839   212,4597  
  Ankara
Çarşamba Perşembe Cuma
5 / 15 °C 2 / 16 °C 1 / 15 °C
CHP’de değişim ve kurultay tartışmalarıyla ilgili ne düşünüyorsunuz?
Gerek yok, Kemal Kılıçdaroğlu devam etmeli. Parti tüm enerjisini Yerel Seçimler için kullanmalı
Muharrem İnce CHP’nin başına geçmeli
Yerel Seçim öncesi Kılıçdaroğlu ve İnce uzlaşarak güçlerini birleştirmeli
Kurultay ve Değişim zorunlu, Kemal Kılıçdaroğlu aday olmamalı
Hiç ilgilenmiyorum
 Sonuçları göster     Tüm anketler   
20/10/2018 17/10/2018
08-25-29-31-41-47 06-18-19-26-27-05
18/10/2018 22/10/2018
04-16-25-28-36-39 01, 09, 14, 15, 20, 22, 25, 27, 30, 31, 34, 38, 40, 43, 46, 52, 54, 58, 66, 67, 73, 74
Koç 21 Mart - 20 Nisan
Bugün oldukça aktif bir yapı sergiliyorsunuz. Henüz oluşturamadığınız olayların alt yapısı üzerinde çalışmalar yapıyorsunuz. ...
 
 
         
         
  Kor Haber'de yayınlanan içerik kaynak belirtilmeden kullanılamaz.  Kaynak belirtilerek yayınlanan içerik ilgili kaynağa aittir ve kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma aittir. Başka kaynaklardan alınan içerik ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Kor Haber sorumlu tutulamaz.   RSSiGoogle'a EkleFacebook'ta Korhaber