19 Şubat 2019 Salı   |   Giriş sayfam yap   |   Favorilere ekle   |   Gazete Manşetleri   |   Künye   |   İletişim   |   Sitene haber ekle   |   RSS    Üye Ol    Şifremi Unuttum
Üye Girişi
Türkiye’nin ikinci büyük filosuna sahipti: Hatay, artık TIR mezarlığı
Türkiye’nin ikinci büyük filosuna sahipti: Hatay, artık TIR mezarlığı
 
9 Şubat 2019 Cumartesi - 03:46
Kategori Ekonomi
284 Okunma 0 Yorum
Paylaş  Facebook Google TwitThis StumbleUpon del.icio.us Reddit NewsVine Ma.gnolia Technorati Digg Mixx
 E-posta ile gönder Yazdır
Yazı Boyutu
Türkiye’nin ikinci büyük filosuna sahipti: Hatay, artık TIR mezarlığı

Aylardır yaşanan ve Türkiye’nin dört bir yanını etkileyen ekonomik kriz, Hatay esnafını da halkını da derinden sarstı. Yanı başındaki Suriye savaşından dolayı ekonomik olarak tabiri caizse bitmiş duruma gelen Hatay, tüm Türkiye’yi etkileyen krizden de çifte etkilenmiş oldu. Savaşla birlikte sınır ticareti tamamen bitti, uluslararası nakliyecilik ise can çekişiyor.

Bir dönem karayolu taşımacılığında Türkiye ’nin 14 ülkeye açılan kapısı olan, İstanbul gibi metropolden sonra Türkiye’nin ikinci büyük TIR filosuna sahip Hatay, şimdilerde TIR mezarlığına döndü. Hatay’da 300’ün üzerinde nakliye firması bulunuyor. 8 bine yakın ülkeler arası taşımacılık aracı var. Nakliye firmalarının sahibi, araç şoförleri, lastikçisi, tamircisi ile yaklaşık 50 bine yakın kişi bu sektörden ekmek yiyordu. Halk, bu sektöre ‘yürüyen fabrika’ ifadesini kullanıyordu. Hatay’ın Reyhanlı ilçesinin Suriye ile arasında bir tel örgü kadar mesafe vardır. Bu ilçenin yüzde 90’ı TIR şoförlüğü yaparak geçim sağlıyordu. Savaş sonrası ise aldığı göç, nüfusu iki katına çıkardı, kapının kapanmasıyla halkın en önemli geçim kaynağı olan TIR şoförlüğü de bitince ilçe; Adana, Mersin, İstanbul gibi şehirlere büyük göçler yaşandı.

Bitme noktasına gelen sektörde ayakta kalmaya çalışan nakliyecilerden biri de Uluslararası Nakliyeciler Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Hamit Şanverdi. Yıllardır Reyhanlı’da baba mesleği olan nakliyecilik yapan Şanverdi, sektörün çok kan kaybettiğini ve ancak devlet desteği ile kalkınabileceğini söyledi. Hatay’ın Suriye savaşı başlamadan önce taşımacılık sektöründen Türkiye’de ikinci olduğunu belirten Şanverdi, “Reyhanlı’da 3 bini aşkın TIR bulunuyordu. Bunların çoğunluğu Suriye üzerinden Katar, Suudi Arabistan, Dubai, Yemen’e dek uzanan Arap coğrafyasına taşımacılık yapıyordu. Savaşın başlamasıyla birlikte taşımacılık da durdu” şeklinde konuştu.

Süt, çikolata, halı, mobilya, inşaat malzemeleri başta olmak üzere hem dayanıklı hem de çabuk tüketim mallarının taşımacılığını yaptıklarını söyleyen Şanverdi, İstanbul, Eskişehir, Konya, Antep, Karaman, Kayseri’de üretilen ürünlerin taşımacılığında akla gelen ismin Hataylılar olduğunu belirtti. Hem Arap ülkelerine yakın olmaları hem de Arapçayı iyi konuşabilmelerinin bunda etkili olduğunu vurgulayan Şanverdi, şunları aktardı:

“Cilvegözü Sınır Kapısı bizim Körfez ülkelerine açılan kapımızdı. Suriye üzerinden kısa sürede birçok Arap ülkesine ulaşıyorduk. Bir TIR’la iki kalabalık aile geçinebiliyordu. Okul okumayan gençler şoförlük yapıyor işsiz kalmıyordu. Şimdi bu işten ekmek yiyen binlerce insan işsiz kaldı. Birçok nakliyeci iflas etti ya da küçülmeye gitti. 50 TIR’ı olanın 20 TIR’ı kaldı, 20 TIR’ı olan dükkânı kapatıp gitti. Başka şehirlere göç etmek zorunda kaldı.”

Nakliyeciliğin şu an kapıda aktarma yöntemiyle yapıldığını belirten Hamit Şanverdi, “Örneğin; Kayseri’den Suudi Arabistan’a mobilya taşıyacağım. Kayseri’den aldım malı yükledim. Reyhanlı Cilvegözü Sınır Kapısı’ndan Suriye’ye geçirdim. Kapıda aktarma bölgesi var. Ben en fazla buraya kadar taşıma yapabiliyorum. Bundan sonrasını Suriye’dekiler taşıyor. Kayseri’den Reyhanlı’ya kadar taşıma da bize para kazandırmıyor” dedi.

Şanverdi, eskiden nakliye şirketinin sahibinin sadece şirketi yönetme işi yaptığını, şimdi ise ayakta kalabilmek için hem patronluk hem de şoförlük yaptığının altını çizdi. Uluslararası karayolu taşımacılığının bittiğini, İskenderun’dan deniz yoluyla taşımacılık yapıldığını vurgulayan Şanverdi, deniz taşımacılığında kullanılan Ro-Ro gemilerinin Arap ülkelerine ulaşmak için Süveyş Kanalı’nı geçmek zorunda kaldığından maliyetinin çok yükseldiğini söyledi.

 Yıllardır nakliyecilik yapan Hasan Kondakçı da diğer meslektaşları gibi savaş sonrası sektörün tamamen bittiğine dikkat çekti. Kondakçı, Cilvegözü Sınır Kapısı kapanmadan önce Arap ülkelerine çalışmak isteyen firmaların ilk tercihinin Hataylı nakliyeciler olduğunu, kapının kapanmasıyla çok sayıda firmanın iflas bayrağını çektiğini söyledi. 2011’de Yunanistan’dan Suriye’ye, Ürdün’e, Suudi Arabistan’a kadar mobilya, yaş sebze-meyve, çabuk tüketim malzemelerinin (süt, peynir gibi) nakliyeciliğini yaptıklarını belirten Kondakçı, devamla şunları aktardı:

“2011’de savaşın başlaması ile Ortadoğu ülkelerine yatırım yapan tüm firmalar bir anda battı. Birçok firma işçi çıkararak ya küçülmeye gitti, ya da şirketini kapatarak başka iş yapmaya başladı. 2011- 2012 yılında araç navlunu 6 bin 500 dolardı şimdi ise 2 bin dolar. Eskiden aracım Suriye’den gelirken içinde 550 litre mazot olurdu. Geldikten sonra Mersin’e, Antalya’ya çok rahat gönderebiliyordum. Şimdi aracım Suriye’den geliyor içinde 20 litre mazot var. Ben bu mazotla aracı nereye göndereyim?” Bir aracın hiç çalışmazsa bile yıllık giderinin 25 milyar olduğunu, şu an sadece dükkânı çevirmek için çabaladıklarını söyleyen Kondakçı, şoförlerin sigortası, taksitlerin ödenmesi için çalıştıklarını vurgulayarak, “Şu an sadece teker dönsün diye çalışıyoruz” diye konuştu.

Hatay’da uluslararası taşımacılık alanında Antakya, Kırıkhan, Altınözü, Samandağ’a düşen 8 bin 500 TIR olduğunu söyleyen Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) Yönetim Kurulu üyesi Kemal Gül, nakliye sektörünü savaştan önce ve sonra ikiye ayırdıklarına vurgu yaptı. Gül, savaş öncesi günlük 250-300 TIR’ın Arap ülkelerine gitmek için yola çıktığını şimdi ise kapının kapalı olmasından kaynaklı İskenderun Limanı’ndan her gün iki seferlik konteyner gemiyle taşımacılık yapıldığını bunun da 20 TIR’a tekabül ettiğini, aradaki kayıp 230 TIR’ın sektörün ne hale geldiğini açıklamaya yeteceğini söyledi.

Eskiden Kayseri’den, Antep’ten, Mersin’den yola çıkan TIR’ların Suriye üzerinden; Suudi Arabistan, Katar, Libya gibi Arap ülkelere gittiğini belirten Gül, “Şimdi bu şehirlerden çıkan TIR’lar en fazla Suriye’nin girişinde aktarma bölgesine kadar gidiyor. TIR yüklediği malzemeyi aktarma bölgesinde bırakıyor. Oradan ileriye Suriye’dekiler götürüyor. Bizim işimiz teker döndükçe olur. Teker ne kadar az dönerse kar oranı da o kadar az olur. Antep’ten aldığım malı Suriye girişine kadar götürmek nakliyeciye kar getirmez. Antep’ten alınan mal Suudi Arabistan’a, Katar’a giderse kar getirir. Biz şu an sadece masrafları çıkarmaya çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

Hatay’da nakliye firmalarının daha çok aile şirketlerinden oluştuğunu ve bu şirketlerin parçalanarak çoğaldığını belirten Gül, bu parçalanan küçük firmaların krizle birlikte yönünü Avrupa ve Türki devletlere çevirdiğine dikkat çekti. Gül, kapının kapalı olmasının yanı sıra nakliyecileri olumsuz etkileyen diğer faktörleri de şöyle sıraladı: “Faiz oranlarının yüksek olması doların sabit olmaması, mazotun yüksek olması, yükselen dolar kuru ile lastik, sigorta, araç bakım fiyatının yükselmesi işletme giderlerinin yükselmesine neden oldu.”

15 yıldır TIR şoförlüğü yapan Yasin Yüksek, Hatay’ın bir zamanlar ihracat memleketi olduğunu fakat şimdilerde nakliye firmalarının da şoförlerin de zor zamanlar geçirdiğinin altını çizdi. Yüksek de nakliye sektörünü savaştan önce ve sonra diye ikiye ayırarak, “Savaştan önce tüm Arap ülkelerine taşımacılık Hatay’da yapılıyordu. Savaş başladı nakliyeciler iflas etti. Birçoğu ödeyeceği borcunu ödeyemedi. Arap ülkelerine çalışan TIR şoförleri işsiz kaldı. Bazısı Avrupa’ya şoförlük buldu ama birçoğu faklı iş yapmaya başladı” diye konuştu. Yüksek, Hatay’ın özellikle yaş sebze-meyve ihracatından kazandığını, şimdilerde ise soğan, patates, narenciye gibi bölgede yetişen sebze ve meyvelerin dahi ithal edilmesinin nakliye sektörünü de etkilediğini düşünüyor.

27 yıldır ülkeler arası TIR şoförlüğü yapan İbrahim Yeral, yönünü Avrupa’ya çevirebilen isimlerden. Yeral, nakliye sektöründe çalışanlara göre biraz daha şanslı olduğunu işsiz kalmadığını söylüyor. Suriye geçişinde sıkıntı yokken Arap ülkelerine de çalışan Yeral, kapı kapandıktan sonra Avrupa’ya çalışmış. Fakat nakliye sektöründe genel olarak bakılacaksa şoföründen iş sahibine dek işsiz kalıp çok sıkıntı çeken olduğunu söyleyen Yeral, devamla da şöyle aktardı: “Ben çok fazla sıkıntı çekmedim. Epey bir süredir de Avrupa’ya çalışıyorum. Ama çevremde işsiz kalıp, başka yerlere gidenler de oldu. Biz Kapıkule’den geçiyoruz şu an. Kapıkule çok kalabalık olduğu için sıkıntı oluyor. Bir de Bulgaristan üzerinden geçiyoruz. Çok fazla geçiş parası çok fazla alıyorlar.”

BURCU ÖZKAYA GÜNAYDIN-AHVALNEWS

Bu haber 284 defa okunmuştur.
Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...    
  Toplam yorum 0   Onay bekleyen 0  


Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

  Bu kategorideki diğer haberler


Varlık Fonu, 1 milyar euro borç arıyor!

TÜİK 2018 hayvansal üretim verilerini açıkladı: Et ve süt üretimi arttı, bal üretimi azaldı

Albayrak; Küresel ticaretin yıldızı olacağız
»  AKP iktidarının asgari ücret desteği; Kayıtdışına destek, istihdama köstek!
»  İGA'da yaprak dökümü; 2 şirketten biri daha gidiyor!
»  Erdoğan, CHP ve Ecevit’in 40 yıl önceki TANSAŞ ipine sarıldı!
»  Açlık sınırı '1957 TL'ye, yoksulluk sınırı 6745 TL'ye ulaştı'
»  "İş Bankası'nın keyfi kararla devredilmesi Türkiye'yi , Afrika'daki en hukuksuz devletlerin bile gerisine düşürür"
»  İş Bankası'na Erdoğan darbesi; hisseler çakıldı!
»  OECD ortalaması %1,8 olan gıda enflasyonu Türkiye'de %25 oldu!
»  Benzine gece yarısı zammı!
»  Enflasyon sepeti değişti: Neler çıktı, neler girdi?
»  Otomotiv piyasası vergi indirimine rağmen çöktü!
»  Ticaret Bakanı Pekcan Ocak 2019 ihracat rakamlarını açıkladı
»  Enflasyon yeniden baş kaldırdı; Ocak'ta %1,06, gıda enflasyonu %6,43!
»  Kamu bankalarının zarar 4 milyara yaklaştı!
»  TÜSİAD: Ekonomide tehlike sinyalleri artıyor
»  Türkiye'deki dev projelerde dev borç yükü; Teker teker hisse satıyorlar
»  AB-Japonya dünyanın en kapsamlı serbest ticaret anlaşması
»  İTO; İstanbul'da aylık gıda enflasyonu %2,53!
»  Hazine ve Maliye Bakanlığı'ndan IMF açıklaması
»  'Ekonomi 1 Nisan'dan sonra IMF'ye emanet edilecek'
»  Yıldırım:   Marketlere, depolara baskın ve cezalarla gıda fiyatı düşürülemez
»  Borçlara çılgın çözüm
 

 
 
Erdoğan ‘erken seçime hayır’ derse, Bahçeli ittifakı bozar mı?
 
Zülfikar DOĞAN
 
 
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Bülent Ecevit'e minnettar
 
Duransel DOĞAN
 
 
Eşsiz Önder ATATÜRK!..
 
Talat SARAL
 
 
Epifiz Bezini En Çok Aktive Eden Madde Olan Manna
 
Yaşar ÖZKAN
       
  5,3102   5,9926  
       
  101.166,800   227,0420  
  Ankara
Salı Çarşamba Perşembe
-1 / 5 °C -2 / 2 °C -5 / 0 °C
31 Mart 2019 Yerel Seçimleri’nde İstanbul Büyükşehir Belediye’sinde hangi partinin adayına oy vermeyi düşünüyorsunuz?
Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti)
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)
Vatan Partisi
Hiçbiri
 Sonuçları göster     Tüm anketler   
30/10/2019 30/10/2019
03-08-09-11-19-44 02-09-11-19-31-11
31/10/2019 28/01/2019
10-13-30-31-48-50 02, 04, 05, 08, 10, 19, 23, 33, 34, 36, 45, 48, 49, 53, 54, 58, 59, 61, 62, 69, 78, 79
Koç 21 Mart - 20 Nisan
Bugün oldukça aktif bir yapı sergiliyorsunuz. Henüz oluşturamadığınız olayların alt yapısı üzerinde çalışmalar yapıyorsunuz. ...
 
 
         
         
  Kor Haber'de yayınlanan içerik kaynak belirtilmeden kullanılamaz.  Kaynak belirtilerek yayınlanan içerik ilgili kaynağa aittir ve kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma aittir. Başka kaynaklardan alınan içerik ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Kor Haber sorumlu tutulamaz.   RSSiGoogle'a EkleFacebook'ta Korhaber