Taraf, yine “bitaraf” olmaksızın, askerleri, TSK’yı, Genelkurmay’ı “bertaraf” etmek yolunda Balyoz’u indirdi.
Yayın hayatına başladığı ilk günden itibaren adeta bir “ihtisas gazetesi” kimliğinde sürdürüyor, yayın çizgisini. İhtisası, yani mütehassıs olduğu alan ise Askeriye! Tıpkı ekonomi gazeteleri ya da dergileri, otomobil sayfaları veya dergileri, spor (ağırlıkla futbol) gazeteleri, kadın, ev, mobilya dergileri, sağlık sayfaları, müzik-gençlik sayfaları ya da dergileri vb. gibi.
Yani bu yayınlar nasıl ki ağırlıkla bir ihtisas alanı, okurun ilgi alanına odaklanarak o alandaki haberlerden, okuru haberdar ediyorlarsa, yukarıda da dediğim gibi Taraf Gazetesi’nin ihtisası da Askeriye. Askerler, Genelkurmay, özel ve gizli askeri bilgiler, askeri raporlar, planlar, strateji belgeleri, iç ve dış düşmanla mücadele yöntemleri üzerine hazırlanmış “kozmik” gizli planlar ve nihayet Taraf’ın iddiasına göre hazırlanmış binlerce sayfalık “darbe-ihtilal-iktidar devirme-yönetime el koyma” planları.
Devletin resmi ilanlarının, ihale duyurularının, atama kararları ve kararnamelerin, ilanen tebligatların, tüzük ve yönetmeliklerin, yasa değişikliklerinin yayınlandığı Resmi Gazete gibi, Taraf da askeri bilgi ve belgeleri sızdırıp yayınlama gazetesi gibi. Muhabirleri, yazarları hepsi bu konuda seçmece ve ihtisas sahibi. Adeta ordu” uzmanı. Ve ne hikmetse, ordu içinden, askeriyeden bilgi ve belge yağıyor Taraf’a ve muhabirlerine, yazarlarına.
Aslında bir yanıyla da oldukça düşündürücü. Ahmet Altan 5 bin sayfalık Balyoz Planı belge, doküman ve CD-DVD’lerinin kendilerine bir dönem 1. Ordu Komutanlığında görevli bir subay tarafından getirildiğini söylüyor. Demek, askeriye içinde ciddi bir sızma var. Tabii bunun sebeplerini, sonuçlarını TSK kendi içinde tartışacak, arayacak, bulacaktır.
İstihbarat birimleri için, yabancı istihbarat kuruluşları için ilk elden ve en kolay ulaşılabilecek istihbarat “açık” istihbarattır. Yani gazetelerde yazılan, çizilen, haber yapılan, tartışılan konuları derler toplarlar. O açıdan da Taraf gazetesi Türkiye’de faaliyet gösteren yabancı istihbarat elemanları, ajanları için adeta “menba” niteliğinde.
İsteseler de kolay kolay elde edemeyecekleri, ulaşamayacakları, bir ülkenin, silahlı kuvvetlerinin, özel istihbarat birimlerinin, özel kozmik bilgilerinin, milli istihbarat raporlarının bu kadar kolayca önlerine konulmasına, çarşaf, çarşaf medyada yer almasına şaşkın şapalak bakıyorlardır herhalde. Taraf bu yönden de yabancı istihbarat kuruluşlarına “birinci” sınıf hizmet veriyor. Ellerine sağlık.
Fakat asıl değinmek istediğim konu, Taraf’ın Balyoz Planı yayınlarıyla birlikte gündeme getirdiği gazeteciler listesi. Hani “tutuklanacaklar” ve Faydalanılacaklar” diye iki ayrı tasnif yapılmış ya. İşte o liste. Bir anda medya birbirine girdi.
Tutuklanacaklar listesinde yer alanlar burunlarını havaya diktiler. Tabii bir yandan “ya işte bakın Sayın Başbakanım, sizi destekliyoruz diye başımıza neler gelecek, tutuklanacağız, askerler içeri tıkacak, belki asacaklar, belki kesecekler, ama bizler kanımızın son damlasına, kalemimizin son mürekkebine kadar yanınızda olacağız, bizi de görürüsünüz artık” gibisinden iktidarın daha fazla gözüne girme, daha iyi medyasal yükseliş ve ikbal elde etme olanağına kavuştular.
Zaten bu haliyle, medyadaki bu yapısal durumla tuzları kuru, keyifleri yerinde, okka okka paralar, maaşlar, imkanlar ceplerinde, önlerinde. Ama asıl bir de “Ben sende tutuklu kaldım” listesine girince, yeme de yanında yat. Hepsi, listede isimleri olanların tümü neredeyse bir kahraman edasında, yazıp, çiziyorlar kaç gündür.
Daha vahim ve kabarık olan ise “faydalanılacaklar” listesinde yer alan 137 gazeteci. Garipler, utançtan yerin dibine girdiler. Her gün bir tanesi açıklama yapıyor; “Vallahi, Billahi ben darbe sevmem, darbelere karşıyım, laikim, demokratım, doğruyum, çalışkanım vs. Kim beni koymuş faydalılar listesine, benim bugüne kadar kime ne faydam oldu ki. Her devirde gelene ağam gidene paşam dedim. Parayı verenin düdüğünü çaldım.”
Artık bu listelere alıştık. Bu kaçıncı liste! Daha üç yıl önce Nokta Dergisi yine darbe planları, darbe günlükleri yayınlamıştı. Ekinde de TSK’yı seven ve TSK’ya karşı gazeteciler listesi yer almıştı. En çarpıcı olan o zaman TSK yandaşı-sempatizanı gazeteciler listesinin başında o tarihte Milliyet Washington Temsilcisi olan, bugünkü Taraf gazetesi Genel yayın Koordinatörü Yasemin Çongar’ın yer alması, Nuray Mert’in ise TSK karşıtlarının en tepesine isminin konulmasıydı.
Demek ki bu listeler “rüzgâra” göre hazırlanıyor. Kaldı ki Taraf’ın bu defa yayınladığı liste biraz da “sonradan ekleme” gibi duruyor. Çünkü 2002-2003 döneminde hazırlandığı söylenen listedeki isimlerin çoğu o dönemde bugün bulundukları yerlerde değillerdi. AKP daha üç aylık iktidardı. Yandaş Medyasını bu kadar geniş ve yaygın oluşturmamıştı. Dolayısıyla tutuklanacak ya da faydalanılacak denilenlerin isimleri ağırlıkla “bugünkü” durumlarına göre listelenmiş. Bu da gerek planın gerekse listelerin yakın zamanda bazı ilavelerle değiştirildiğini, “ulaşılmak istenilen hedefe göre” bazı eklemeler yapıldığını, belki de bazı bölümlerin “yeniden” yakın zamanda yazıldığını akla getiriyor.
Tabii bana göre hepsinden önemlisi gazetecilik ilkeleri çiğnenerek, bilgilerine bile başvurulmadan yüzlerce gazetecinin isminin liste halinde yayınlanması biraz da sanki geleceğe dönük başka bir planın parçası gibi duruyor. 136 Gazeteci, yazar, gazete yöneticisi, temsilci, televizyoncu bugünden “darbe yanlısı, TSK’nın adamı, TSK’nın faydalanacağı isim” diye damgalanarak, ileride olası farklı bir operasyonda bu kalemler gözden düşürülmek, itibarları sıfırlanmak, etkinlikleri zayıflatılmak isteniyor da olabilir. Ancak ilginç olan, isimleri teşhir edilen, darbe planlarında yer aldığı ileri sürülen bu meslektaşlar hep birlikte Taraf’ı hukuk yoluna götüreceklerine, yargıda hesaplaşmaya yöneleceklerine, her birisi “Vallahi, Billahi ben öyle değilim” diye çırpınıyor, kıvrım kıvrım kıvranıyor.
Listeler uçuşurken, kalemler vuruşurken, gazeteciler bir gazeteci katilinin peşinde koşturup dururken, birileri bir yerlerde yeni çoraplar örmek, nihai Balyoz’u indirmek Taraf’tarlarıyla kim bilir ne planlar yapıyor?