Resmi söylemleri bu.
Yani geçmişin hesabını soracak, kan davası güdecek, intikam peşinde koşacaklar.
Siyaset, iç savaş mıdır; rakip, düşman mı?
Halk, kurşun niyetine oy atar mı sandığa?
***
Anlı şanlı siyaset analistlerini, sofistike ağızları, ufak atmayı bilmeyen cerbezeli yorumcuları, geveze akıllıları bir kenara bırakın.
Gelin, bugün O’nu dinleyin; mütevazı takılalım, biraz yere değsin ayaklarınız.
Dilinin sadeliğine aldanıp, hor görmeyin sakın.
“Deli numarası da yapmayın, akıllı olun!”
Ben söylemiyorum, o söylüyor.
O, bir Yörük annesi...
Okumamış, yaşlı bir köy kadını...
Dünyayı TV’den izleyip, saf hikmet diliyle konuşuyor.
Bakın ne diyor?
***
Sıtkımız sıyrıldı, cümleten bozuk asabımız.
Deli, deliyi görünce değneğini saklamıyor artık.
Siz, siz olun, yıkılacak yer aramayın.
Akıllı olup sizi idare etmeye kimsenin mecali kalmadı.
Neylersiniz ki, geçti o günler.
‘Hayt huyt’ siyaseti kar etmiyor, miadını doldurdu, işlemiyor kimseye.
Yorucu hayatlar yaşıyoruz.
Bu sinir bozucu gündem, başlı başına bir yorgunluk.
Baksanıza...
Meclis’i tahrike, vekilleri galeyana getirmiş Osman Durmuş... Oturumu yöneten Güldal Mumcu, sükunetini muhafaza ediyor.
Peşin satmış tüccar gibi...
Yer yerinden oynasa, zelzele kopsa tınlamayacak neredeyse...O denli soğukkanlı.
Hani, parmağını kedi ısırsa, ‘Hışt!...’ demeyecek.
Başörtülü eşi askeri hastaneye ziyaretçi olarak bile kabul edilmeyen Başbakan, sabır çekiyor, yutkunuyor ama sokağa taşımıyor sorunu.
Üç yıl sonra, Genelkurmay Başkanı, “Keşke öyle bir olay hiç yaşanmasaydı” diyor.
Yaşananlar yaşandı, hayıflanmak faydasız.
Gam çekmeyin, gök yere devrilse bizim de başımıza el kadar parça düşer.
MHP lideri Devlet Bahçeli, milliyetçi ülkücü iradeye sığınarak esip gürlüyor.
Medya patronlarına gözdağı, rakip siyasetçilere ayar veriyor... Azarlıyor, korku salıyor.
O esnada bir kaza haberi görüyorum TV’de.
Ekranda şöyle yazıyor:
‘Ölüm trafikte yakaladı.’
Polis otosuna çarpan kurye hayatını kaybetmiş.
Günü dolmuş, rızkı kalmamıştır bu dünyada.
Azrail, elinde kara listeyle dolaşıyor aramızda.
Korkunun ecele faydası yok.
İnsan öldüğünde, kaderi de ölür.
***
Siyasetimiz arabesk; gam, keder, kahır yüklü.
Siyasetçilerimizde sınıf bilinci gelişemedi hâlâ.
Birbirlerine acımasızlar, bindikleri dalı kesmekte hiç beis görmüyorlar.
O işe soyunan, zaten beyaz gömlek geçiriyor boynuna.
Yetmezmiş gibi siyasetçiler de rakiplerine kefen biçmeye kalkarsa...
İyisi mi, elinizde tuttuğunuz o değnekleri saklayın.
Öyle günlere geldik ki, milleti zıvanadan çıkarmaya gelmez.