Ko gayri gayre yâr olsun, bizim Allah’ımız vardır…
Vakit gelmeden, vakti görebilmek marifettir…
Bu hâl, dağarcığınıza neyi koyup taşıyacağınızı, neyi fırlatıp atacağınızı açıkça gösterir…
İşte o zaman dağarcığınız, gönüller dolusu hazine olur…
Kerem eyleyip, insâniyet adına gönülleri yıkmamaya gayret edersiniz…
Gözünüz kör, kulağınız sağır gibidir…
Kusur görmez; iftira, çekiştirme, dedikoduları duymazsınız…
Ama dağarcığınızda taşıyıp, taşımayacağınıza karar verme vakti geldiğinde; yüzünüze bakmayanın yüzüne bakmazsınız…

Öğretilerinizi her yönden toplamaya gayret edersiniz… Öyle ki;
“ Yalnız sizi beğenenler, sizi sevenler ve size yol verenlerden mi ders aldınız? Sizi inkâr edenler, size cephe alanlar, size rakîp olanlardan alınacak büyük bir ders bulamadınız mı ? “ (Walt Whitman)
Sorusunu kendinize sorarak başkalarından evvel kendinizi yerden yere vurup, zayıf taraflarınızı meydana koyup, düzeltmeye gayret edersiniz…
Ve karşıya şu mesajı verirsiniz:
“ Söylediklerinizin hiç birini kabul etmiyorum… Lâkin bunları söyleme hakkınızı ölünceye kadar müdafaa edeceğim…” ( Voltaire )
Bu yolda dinlemek, söylemekten daha önemlidir…
Dinlemeyi öğrendiğiniz zaman, size söylenilenlerden, söylenmeyenleri duymaya başlarsınız… Konuşan mutlaka kendisi anlatır her şeyini, gizlemek istese bile…
Konfiçyüs’ün dediği gibi; “ Dinlemekten akıl doğar, söylemekten pişmanlık… ”
Gördükten sonra ise hâlâ açıklama istemek yanılgıdır… Çünkü ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz…
Eskiler laf – söz’e değil, hâle önem verirlerdi…
Kısa ama öz ve derin konuşmayı severlerdi…
“Kulak gözden ileri âşıktır…” diyerek dinlemenin önemini vurgularlardı…
Kendi kulağı ile dinlemenin, sersemlerin kulağına kapılmaktan daha iyi olduğunu ve böylece çakmak taşına benzeyen dilden çıkan kıvılcımlarla insanın yanmaktan, pişmanlıktan kurtulacağını öğütlerlerdi…
“ Söz dile geldi mi öz harcanır, az söyleyen adamda derin düşünce vardır” diyor Hz. Mevlâna…
Söylemek ihtiyaç, susmak sanattır… Sen ihtiyaç sahibisin, bense sanatkâr…
Ârif olanlara bu kadar söz yeter…
Muhabbetle efendim…